Sonu DÜRME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dürme" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dürme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dürme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dürme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KARAGÖYÜNDÜRME

12 harfli kelimeler

KARAGÖNDÜRME

10 harfli kelimeler

YÜKÜNDÜRME, GÖYÜNDÜRME, GÖVÜNDÜRME, GÖĞÜNDÜRME, DÜŞÜNDÜRME, ÇÖZÜNDÜRME, BÜRÜNDÜRME, SÜRÜNDÜRME

8 harfli kelimeler

SÜZDÜRME, KÜNDÜRME, GÖNDÜRME, DÜZDÜRME, YÜZDÜRME, TÜYDÜRME, GÖRDÜRME, BÜZDÜRME, ÇÖĞDÜRME, ÇÖZDÜRME, DÖNDÜRME, DÖVDÜRME, BÖLDÜRME, GÜLDÜRME, SÖNDÜRME, SÖVDÜRME, SÜNDÜRME, SÜRDÜRME

7 harfli kelimeler

ÖLDÜRME, ÖRDÜRME, ÖVDÜRME, ÜNDÜRME

5 harfli kelimeler

DÜRME

Bazı kelimelerin anlamları

DÜRME

Dürmek işi. Lahana. Gözleme.

SÜZDÜRME

Süzdürmek işi.

GÖNDÜRME

Ayakta çıkan bir çeşit çıban: Hasan ayağında çıkan göndürmeden yürüyemiyor. Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.

SÜRÜNDÜRME

Süründürmek işi.

GÖYÜNDÜRME

Etle deri arasında meydana gelen şişlik, bir çeşit deri hastalığı. Çok acıyıp yanan bir yara.

KARAGÖNDÜRME

Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.

GÖVÜNDÜRME

Göz hastalık gelen bir çeşit çiçek.

BÜRÜNDÜRME

Büründürmek işi.

GÖĞÜNDÜRME

Bir çeşit çıban. Ateşin bir şeyi hafif yakması. Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki. Göz hastalığı.

DÜZDÜRME

Düzdürmek işi.

DÜŞÜNDÜRME

Düşündürmek işi veya durumu.

KÜNDÜRME

Gelincik çiçeği.

YÜZDÜRME

Yüzdürmek işi.

YÜKÜNDÜRME

Yükündürmek işi.

KARAGÖYÜNDÜRME

Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.

ÇÖZÜNDÜRME

Çözündürmek işi. Bir katının bir sıvı içinde kültürel bir çözeltisini hazırlama.

  -   -   -  

Anlamında DÜRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BÜKMEK

Sertçe çevirmek, kıvırmak. Birkaç tel ipliği burarak sarmak. Eğmek. Döndürmek. Katlamak.

CANLANDIRMAK

Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.

BECERMEK

Güç görünen bir iş veya duruma çözüm bulmak, üstesinden gelmek. Irzına geçmek, kirletmek. Bir şeyi kullanılmaz duruma getirmek, bozmak, kirletmek. Birini öldürmek.

ÇÖĞDÜRME

Çöğdürmek işi.

BURKMAK

Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek. Burkulmak. Bazı yiyecekler, ağza kekre tat vermek.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

ÇİVİLEMEK

Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.

CELLAT

Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.

BÜZDÜRME

Büzdürmek işi.

BOĞAZLAMAK

Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.

BOYATMAK

Boyama işini yaptırmak, boya sürdürmek.

ÇAMURLATMAK

Çamur sürdürmek, çamurla sıvatmak.

BESİN

Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.

BÖLDÜRME

Böldürmek işi.

ÇEVİRMEK

Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

CİNAYET

Adam öldürme. Adam öldürme derecesinde ağır suç.