Kelimeler arşivi içinde; sonunda "döşemek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu döşemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında döşemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde döşemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÖŞEMEK
DÖŞEMEK
Bir tabanı, tahta, karo, mermer vb. yapı gereçleriyle kaplamak. Boru, kablo vb. yerleştirmek, çekmek. Bir ev veya dairenin oturulabilir duruma gelmesi için gerekli eşyayı oraya yerleştirmek. Kumaş, halı vb.ni bir yeri iyice örtecek biçimde sermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖŞEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PARDILAMAK
Sopayla dövmek : Hırsızı pardıladılar. Sırıkla silkmek. Bağ, bahçe çevresine çalıyla çit yapmak. Toprak damlı evlerde tavanı ağaç, çalı çırpı ile döşemek. Çalıdan çit yapmak.
PARTILAMAG
Toprak damlı evlerde tavana kiriş döşemek.
MEFRUŞAT
Ev, iş yeri vb. yerleri döşemek için gerekli eşya, döşeme.
HASIRLAMAK
Hasırla döşemek, üstünü hasırla örtmek.
SERMEK
Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.
DÖŞŞEMEK
Döşemek.
BİŞİRİKLEMEK
Evlerin tavan tahtasının üstüne çamur döşemek.
PARKELEMEK
Parke ile döşemek.
TAYATMAK
Dayamak, dayatmak// tayatmak doşatmak: dayayip döşemek.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
DOŞAMAK
Yıpranmak, eskimek. Hayvanın iki ayağını bağlamak, kösteklemek. Döşemek.
MAYINLAMAK
Bir yere mayın dökmek veya döşemek.
KİRİŞLEMEK
Kirişi çekip germek. Kiriş olarak kullanılan keresteyi döşemek.
TAŞLAMAK
Taş atmak, taşa tutmak. Bir şeyin içindeki taşları ayıklamak. Taş ve benzerleri nesnelerle kumaşı beyazlatmak veya parlatmak. Metal bir parçayı zımpara ile törpüleyerek yuvasına alıştırmak. Taş döşemek. Üstü kapalı, iğneleyici söz söylemek. 1.Birini kötülemek, arkasından atıp tutmak. 2.Göz koymak, nişan koymak : Ali'nin kızını taşlamaya başlamışlar. 3.Laf atmak. At yürürken tırnağı taşa çarpmak. Gebe hayvan yavrusunu düşürmek.
DOKMEK
Dökmek. Döşemek. Düşünmek.
PARKE
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılmış olan döşeme. Parke taşı. Bu döşemede kullanılan, aynı boydaki küçük tahta parçası.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
KAPLAMAK
Her yanını örtmek, istila etmek. Doldurmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Doldurmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Çepeçevre sarmak, kuşatmak.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
PANDILLAMAK
Ahır tabanına tahta döşemek.