Kelimeler arşivi içinde; başında "döş" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. döş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu döş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde döş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÖŞENEBİLMEK, DÖŞETEBİLMEK, DÖŞEYEBİLMEK
DÖŞENEBİLME, DÖŞEMTASARI, DÖŞETEBİLME, DÖŞEMECİLİK, DÖŞEYİCİLİK, DÖŞEYEBİLME
DÖŞEMCİLİK, DÖŞENİLMEK, DÖŞETİLMEK, DÖŞEMEALTI
DÖŞMELDEK, DÖŞRÜYHLİ, DÖŞETİLME, DÖŞEKKAYA, DÖŞEMELİK, DÖŞEMESİZ, DÖŞÜDOĞRU, DÖŞÜRÜKLÜ
DÖŞENMEK, DÖŞETMEK, DÖŞEYİCİ, DÖŞŞEMEK, DÖŞÜRMEK, DÖŞÜRÜCÜ, DÖŞENEYH, DÖŞEMSİZ, DÖŞEKEVİ, DÖŞEKLİK, DÖŞEMELİ, DÖŞEMECİ, DÖŞEKSİZ
DÖŞENGİ, DÖŞDÜYH, DÖŞŞEME, DÖŞEKLİ, DÖŞKÖMÜ, DÖŞKAYA, DÖŞGÖMÜ, DÖŞEYİŞ, DÖŞEMCİ, DÖŞENİŞ, DÖŞETME, DÖŞEMEK, DÖŞENME, DÖŞEMLİ, DÖŞENTİ
DÖŞMEN, DÖŞDÜK, DÖŞŞÜR, DÖŞŞEK, DÖŞŞEH, DÖŞELİ, DÖŞMEK, DÖŞLÜK, DÖŞEME, DÖŞGEN
DÖŞLÜ, DÖŞEK, DÖŞÜM, DÖŞEM
DÖŞE
DÖŞ
DÖŞ
Göğüs, bağır. Kaburga altı.
DÖŞETEBİLME
Döşetebilmek işi.
DÖŞENEBİLMEK
Döşenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖŞETEBİLMEK
Döşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖŞMELDEK
Orta boylu ve göbekli kişi.
DÖŞENEBİLME
Döşenebilmek işi.
DÖŞEMECİLİK
Döşemecinin yaptığı iş.
DÖŞETİLMEK
Döşetme işi yaptırılmak.
DÖŞEYEBİLME
Döşeyebilmek işi.
DÖŞRÜYHLİ
Düzeni, tertibi seven ve yerine getiren (daha çok kız ve kadınlar için kullanılır).
DÖŞEMTASARI
Bir yapıda oturanların ya da yapıyı kullananların yararlanacakları su, elektrik, havagazı ve benzeri kolaylıkların, nasıl bir uygulayımsal düzen içinde yapıda yer alacağını gösteren çizimtasar.
DÖŞEMEALTI
Antalya ilinde, Döşemealtı nahiyesine bağlı bir yer.
DÖŞEYEBİLMEK
Döşeme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖŞEYİCİLİK
Tesisatçılık.
DÖŞENİLMEK
Döşenmek, yayılmak, serilmek, ferş olunmak.
DÖŞEMCİLİK
Tesisatçılık.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
DÖŞENME
Döşenmek işi.
DÖŞEMELİ
Döşemesi olan.
DÖŞEKLİ
Döşeği olan. Yalpası az olan yayvan gemi.
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
DÖŞENİŞ
Döşenme işi.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
DÖŞENMEK
Döşeme işi yapılmak. Birine kızarak kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek. Uzun uzadıya ve yererek yazmak.
DÖŞETME
Döşetmek işi.
ÇAKILLIK
Çakıl döşenmiş veya birikmiş yer.
DAMASKO
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir kumaş türü.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
DÖŞELİ
Döşenmiş olan, mefruş.
DONAM
Bir evin kapı, pencere, tavan, döşeme vb. bölümleri. Gemi ve sandalların donanımları.
ÇATMA
Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.
BAŞODA
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda.
DÖŞEMESİZ
Döşemesi olmayan.
DÖŞETİLME
Döşetilmek işi.