Sonu DÖĞME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "döğme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu döğme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında döğme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde döğme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÖĞME

Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Kepeği alınan buğdaydan yapılan pilav. Ahlat, armut gibi yemişlerin tokmakla ezilerek kurutulmuşu. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Kadınların yüzlerinin iki yanına takılan altın süs. Dayanıklı, kaim odun. Bakır ya da sarı levhaları çekiçle biçimlendirme işi.

  -   -   -  

Anlamında DÖĞME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖĞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EĞSERİ

Çoğunluk, ekseriyet. Döğme ya da köşeli büyük çivi. Çivi. Çivi, demir çivi.

ENSER

Döğme ya da köşeli büyük çivi. Keser. Çivi.

DÖĞMELİ

Sim işlemeli ipek kumaş: Ben döğmeli bürüğümü satıyorum.

BİŞŞEK

Yayık döğmede kullanılan ağaç. Yayığın emziğine takılan tıkaç.

DÖĞNÜK

Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.

DÜVMEK

Dövmek, karşılığı domek, doğmek. Döğmek. Kırarak ezmek, dövmek.

ARDIRMAK

Sopa ile üstüne yürümek. El ile, sopa ile döğmek. Yükletmek.

ENKSER

Döğme ya da köşeli büyük çivi.

DÖĞÜN

Bacaktaki ağrıyı gidermek için nohut yakısı ile açılan yara. Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme. Yakı, dağlamakla açılan yara. Vücudun bir yerine iğneler batırarak şekil yapıldıktan sonra üzerine çivit, barut gibi şeyler dökülmekle deri üzerinde meydana gelen sabit boyalı iz. Döğünme, matem.

ENSERİ

Döğme ya da köşeli büyük çivi. Çivi. Büyük çivi. (Dutlu yayla, Esnemez, Çepni Eskişehir).

DÖGÜN

Tedavi için kol ve ayakta açılan yara, yakı. Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.

DUTMAÇ

İnce ince kesilen hamurdan yapılmış çorba. Ufak ufak kesilmiş hamur suda haşlandıktan sonra pişmiş mercimek ve sarımsaklı yoğurtla karıştırılarak yapılan yemek. Döğmeden yapılmış yemek. Çok yağlı ya da tatlı olan yiyecek tıkamak. Erişte çorbası. (Yenikent Aksaray Niğde).

DÖVÜN

Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.

BİŞŞEG

Yayık döğmede kullanılan ağaç.

ALIKALMAK

Geri kalmak: Döğmediği kapı, alıkalmadığı iş yok.

DİŞEYİ

Taşları yontmak için kullanılan dişli bir çeşit çekiç. Daha keskinleştirmek için, orak ile çekicin ağız kısımlarını döğmekte kullanılan örs ile çekiç. (Serinköyü Sincanlı Afyonkarahisar).

EĞSER

Döğme ya da köşeli büyük çivi.

ÇİRPİŞTİRMEK

Hafif olarak döğmek.

ELİCEK

İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Boyunduruğun ileri gitmemesi için kullanılan ağaç araç. Yayıkların içinde hareket ettirilen, ağaçtan yapılmış kol. Çıkrık. Bulgur çekme taşlarının arasına konulan delikli ağaç parça. Cıva gibi kabına sığamayan beş yaşına kadar çocuk. Ekin döğmekte kullanılan dirsekli deynek. (Beyceli Fatsa Ordu). Ekin biçilirken tırpanın elle tutulan kısmı. (Amasya). Çorum şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DÜĞDÜ

Balta, kazma, keser ve benzerleri aygıtların çivi, kazık çakmaya yarayan kısmı. Ağzı körlenmiş balta, keser, bıçak. Kuş gagası. Ufak ve tek tepe. Tepelerin en yüksek yeri. Yumru. Çekiç ve keser gibi âletlerin bir şeyi döğmeye ve ezmeye yarayan tarafı, düz ve yuvarlak kısmı.