DÖVER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "döver" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. döver ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu döver ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde döver olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DÖVER

Çatı ortasına uzatılan uzun ve kalın ağaç kiriş, mertek. Devlet: Seferberlikte biz yedi döverle harbettik. Evlerin birinci katındaki döşeme tahtalarının altındaki kalın ağaçlardan herbiri. (Akdağ Gelendost, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Hatay kenti, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DÖVERE

Deri kireçleme aracı. (Yalvaç Isparta).

  -   -   -  

Anlamında DÖVER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖVER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİZDEMİRİ

Islatılmış köseleyi döverek sertleştirmeye ve genişletmeye yarayan demir aygıt, muşta. Diz üzerine konularak üstünde çekiçle gön sıkıştırılan yassı demir parçası. (Senirkent Isparta; Bursa; Aksaray Niğde).

PARPILAMAK

Paylamak. Dövmek, döverek korkutmak. Masaj yapmak. Çok üşümüş kimseyi, sıcak ve kuru bez, havluyla ısıtmaya çalışmak. Kuduz köpeğin ısırdığı kimseyi iyileştirmeye çalışmak. Hastayı ev ilaçlarıyla ve okuyup üfleyerek, kurşun dökerek, yarayı dağlayarak iyileştirmeye çalışmak (ocak denilen halk hekimlerince). Mısır, biber, soğan ve benzerleri yiyecekleri ateşte az pişirmek, börttürmek. Az dövmek, tartaklamak. Azarlamak. Kuduz hayvanın ısırdığı insan ya da hayvanı iyileşmeleri için ocak denilen kimselere okutmak. Şiddetle azarlamak. İyice dövmek, çapmak. Parpılallar, onları haşılallar.

TOZLUH

Harmanda döverbiçerin ayırdığı tozlu topraklı tane.

MISMILLAMAK

Bir işi gerektiği gibi yapmak. Temize çıkarmak. Canını yakmak, çok dövmek. Döverek temizlemek. Dövmek, sopa atmak. Temizlemek.

ATAZLAMAK

Cildi, döverek kızartmak: Bahçeme giren çocukları yakaladıkça atazlıyorum. Asitli otlar cildi kızartmak: Bak ısırgan elimi atazladı.

ÇIRKMAK

Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.

İDEŞMEK

Çekişmek, döğüşnıek: Birbirinizle ideşmeyin döverim.

DALAKLAMAK

Şişirmek. İnsan veya hayvanı döverek bayıltmak.

ÇENLETMEK

Köpeği döverek havlatmak: Köpeği ne çenletip duruyorsun?.

FİLARİZLEMEK

Keteni döverek tel durumuna getirmek.

KEPERTMEK

Dibekte tahıl dövmek. Dövmek : Karakolda kepertmişler. Birinin üstüne abanmak, çökertmek. İyice doyurmak. Dövmek. Öldürmek, gebertmek. Yormak, güçten düşürmek. Meyveleri saklayıp bekleterek yumuşamasına neden olmak. Döverek tahılın kepeğini çıkarmak.

LOPUT

Çamaşır tokacı. Kaba saba, sözünü bilmez kişi. Mısır koçanını döverek tanelemeye yarayan sopa. Ucu daha kalın sopa. At üstünde oyun oynarken kullanılan bir metre uzunluğunda, boyalı değnek. Oyun oynarken kullanılan bir ucu düğümlü mendil. Erkeğin erkeklik organı.

DÖĞMEÇ

Yıkamak için ıslatılmış ve üstüste yığılmış çamaşır. Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Doğranmış ekmek ya da yufkayı yumurta ile yağda kızartarak yapılan yiyecek. Sade yağ içine mısır ekmeğini ya da taze ekmeği doğrayarak yapılan yiyecek. Yufka ekmeği, peynir, soğanı yağda kızartarak yapılan yiyecek. Yumurta salatası. Sıcak ekmek içini tuzsuz yağ ve şekerle karıştırarak yapılan yemek. Kavrulmuş fındığı şekerle döverek yapılan tatlı. Üstüne yağ sürülüp şeker dökülmüş ekmek.

UĞUNDURMAK

Bayıltmak, kendinden geçirmek. Canını yakmak. Çok hızlı çevirmek: Getir de o fırıldağı bir uğundurayım. Eli boş çıkarmak, umarsızlığa düşürmek. Döverek bayıltmak. Bayılacak hale getirmek.

KOMLAMAK

Kalın sopa ile döverek mısır tanelerini koçanından ayırmak. Sığır, koyun gibi hayvanlar bir şeyden ürkerek bir araya toplanmak : Sürü komlamış. Ürken hayvan sürüsü için bir araya toplanmak.

UGUNDURMAK

İçin için ağlatmak. Birini döverek bayılma derecesine getirmek.

PARPULAMAK

Dövmek, döverek korkutmak. Kuduz köpeğin ısırdığı kimseyi iyileştirmeye çalışmak. Hastayı ev ilaçlarıyla ve okuyup üfleyerek, kurşun dökerek, yarayı dağlayarak iyileştirmeye çalışmak (ocak denilen halk hekimlerince). Gözdağı vermek. İyice dövmek.

TOKUÇ

1.Kirli giysileri yıkamaya yarayan tahta tokmak. 2.Et döveceği, tokmağı. 3.Değnek. 1.Başı büyük, anlağı gelişmemiş kişi. 2.Çıkık alınlı kişi. 3.İki üç yaşında çocuk. Çamaşır tokmağı, tokaç. Çamaşır veya yün yıkarken kirlerini çıkartmaya yarayan tahtadan alet. Yıkanmak üzere ıslatılmış çamaşırları döverek temizlemekte kullanılan ince uzun saplı, yuvarlak ya da dörtköşe başı olan araç.

ZILGITLAMAK

Döverek ya da azarlayarak gözdağı vermek. Kışkırtmak. Topluca sevinç sesleri çıkarmak.

DOKUZLATMAK

Döverek cezalandırmak.