Kelimeler arşivi içinde; başında "dönü" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. dönü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dönü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dönü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÖNÜŞTÜRÜLEBİLMEK
DÖNÜŞTÜRÜLEBİLME
DÖNÜŞTÜRÜLMEK
DÖNÜŞEBİLMEK, DÖNÜŞÜVERMEK, DÖNÜŞÜMCÜLÜK, DÖNÜŞTÜRÜLME
DÖNÜŞSÜZLÜK, DÖNÜŞTÜRGEÇ, DÖNÜŞEBİLME, DÖNÜŞTÜRMEK, DÖNÜŞTÜRÜCÜ, DÖNÜŞÜVERME
DÖNÜMLERCE, DÖNÜŞTÜRÜM, DÖNÜŞÜMSÜZ, DÖNÜŞTÜRME, DÖNÜVERMEK, DÖNÜŞTÜREÇ, DÖNÜŞLÜLÜK
DÖNÜŞÜMCE, DÖNÜŞÜMCÜ, DÖNÜŞÜMLÜ, DÖNÜVERME, DÖNÜVÜMEK, DÖNÜMEŞLİ
DÖNÜŞSÜZ, DÖNÜKGÖZ, DÖNÜTMEK, DÖNÜŞLER, DÖNÜKLÜK, DÖNÜKMEK, DÖNÜMSÜZ, DÖNÜMLÜK, DÖNÜLMEK, DÖNÜMCÜL, DÖNÜŞMEK
DÖNÜŞÜL, DÖNÜŞÜN, DÖNÜLME, DÖNÜMEÇ, DÖNÜŞÜM, DÖNÜŞÜK, DÖNÜMLÜ, DÖNÜRÜŞ, DÖNÜŞKE, DÖNÜŞLÜ, DÖNÜŞME
DÖNÜŞE
DÖNÜM, DÖNÜŞ, DÖNÜT, DÖNÜK
DÖNÜ
DÖNÜ
Koşu yolunda, her bir dönüşe verilen ad. Genellikle 400 m. olur. Birinci gelecek güreşçiyi seçmek için, karşılaşmalarda, aynı kilodaki güreşçiler arasında, yenilenlerin elenmesini sağlamak üzere yapılan güreş dizisi. Bir üst duruma geçecek kılıçoyuncularının belli olması için , her basamakta yinelenen küme içi yarışmalarına katılan yarışmacıların yer aldıkları, eşit değerdeki kümelerden oluşan birlik. Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. Birçok keseklerden meydana gelen bir koşuğun her keseğine denir. Yarışlıkta yapılan yarışlarda, her bir dönüşe verilen ad. Yarışma ve karşılaşmaların sayı, zaman ya da mesafelere göre tekrarlanan birimleri. Tövbe.
DÖNÜŞSÜZLÜK
Dönüşsüz olma durumu.
DÖNÜŞÜVERMEK
Dönüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖNÜŞÜVERME
Dönüşüvermek işi.
DÖNÜŞTÜRÜCÜ
Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.
DÖNÜŞTÜRMEK
Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek. Bir şekli, belli bir kurala göre, başka bir şekle çevirmek.
DÖNÜŞÜMCÜLÜK
Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.
DÖNÜŞTÜRÜLEBİLME
Dönüştürülebilmek işi.
DÖNÜŞEBİLME
Dönüşebilmek işi.
DÖNÜŞTÜRÜLME
Dönüştürülmek işi.
DÖNÜŞTÜRÜM
Dönüştürme işi, tahvil.
DÖNÜŞEBİLMEK
Dönüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖNÜŞTÜRGEÇ
Gelen elektrik akımını, istenilen gerilim ve yeğinliğe dönüştüren aygıt. Yinelimde bir değişiklik yapmaksızın, belirli bir gerilimdeki dalgalı akımı başka bir gerilime çeviren aygıt. (Akımı daha alçak ya da daha yüksek gerilime çevirdiğine göre gerilim düşürücü ya da gerilim yükseltici adını alır).
DÖNÜŞTÜRÜLEBİLMEK
Dönüştürülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÖNÜŞTÜRÜLMEK
Dönüştürme işine uğramak.
DÖNÜMLERCE
Birçok dönüm.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BUHAR
Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.
BİYOENERJİ
Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji.
DEVRİDAİM
Tam ve sürekli dönüş veya dolaşım.
BUHARLAŞMAK
Buhar durumuna dönüşmek, buğulaşmak, tebahhur etmek. Yok olmak.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
ÇEVRİLİ
Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
ALMAŞIKLIK
Dönüşümlü ve düzenli sıralanma.
BAŞKALAŞMAK
Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
BENZEŞME
Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi.
AVDET
Dönüş, geri gelme.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
ÇEVRİK
Çevrilmiş, dönük.
BİÇİMSELLEŞTİRMEK
Biçimsel duruma getirmek. Bir kuramı biçimsel bir kurama dönüştürmek.
ÇİZGİNMEK
Bir şeyin etrafında dönüp durmak. Tereddüt etmek.
ÇEVRİM
Devir. Elektrik enerjisinin bir başka enerjiye dönüştürülmesi. Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol, devre.