DÖNDÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "döndü" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. döndü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu döndü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde döndü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DÖNDÜREBİLMEK

12 harfli kelimeler

DÖNDÜREBİLME

11 harfli kelimeler

DÖNDÜRÜLMEK

10 harfli kelimeler

DÖNDÜRMECE, DÖNDÜRÜLME, DÖNDÜRÜGEÇ, DÖNDÜRTMEK

9 harfli kelimeler

DÖNDÜRMEK, DÖNDÜRTME, DÖNDÜRGEÇ

8 harfli kelimeler

DÖNDÜRGÜ, DÖNDÜRMA, DÖNDÜRME, DÖNDÜREK, DÖNDÜRÜK, DÖNDÜREÇ, DÖNDÜREC, DÖNDÜRÜŞ

7 harfli kelimeler

DÖNDÜRÜ

5 harfli kelimeler

DÖNDÜ

Bazı kelimelerin anlamları

DÖNDÜ

Gittiği yerden geri gelen. Din değiştiren, dönme. Henüz evlenmemiş kız. l. Henüz evlenmemiş kız.

DÖNDÜRÜLME

Döndürülmek işi.

DÖNDÜRME

Döndürmek işi, irca, tahvil.

DÖNDÜRTMEK

Döndürme işini yaptırmak.

DÖNDÜREBİLME

Döndürebilmek işi.

DÖNDÜRGEÇ

Topaç. Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği. Çocukların çevirdikleri çember.

DÖNDÜRÜGEÇ

Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği.

DÖNDÜRMECE

Her koşanın son sözcüğünü, sonraki koşanın ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan bir divan yazını söz sanatı. Ör. / Ey vücud-i kâmilin esrar-i hikmet masdarı / Masdarı zatın olan eşya sıfatın mahzarı / Mahzarı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretin / Safha-i eflâke nakşetmiş hutut-i ahteri / Ahteri mes'ut olan oldur ki tab-i pâk ilen / Kaabil-i feyz ola lütfundan safa-yı cevheri. (Fuzuli).

DÖNDÜREBİLMEK

Döndürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÖNDÜRMEK

Dönmesini sağlamak. Düzene koymak, yönetmek. bir duruma getirmek. Başarısız saymak, geri çevirmek. Çevirmek, bükmek.

DÖNDÜREK

Fırıldak denilen oyuncak. Topaç. Sacda pişirilen yufkayı döndürmeye yarayan tahta ya da ince demirden yapılmış fırıncı küreği.

DÖNDÜRGÜ

İlk olarak yavrulayacak kısrak.

DÖNDÜRTME

Döndürtmek işi.

DÖNDÜRÜLMEK

Döndürme işine konu olmak.

DÖNDÜRMA

Kışa doğru ekilen tohum.

DÖNDÜRÜK

Topaç.

  -   -   -  

Anlamında DÖNDÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNDÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EVİRMEK

Döndürmek, çevirmek. Yapısını değiştirmek, taklip etmek.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

ELİPSOİT

Elipse benzeyen. Bir elipsin kendi ekseni etrafında döndürülmesiyle oluşan cismin biçimi.

AVARA

Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.

ÇEVİRMEK

Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

DOMUZLUK

Hainlik, haincesine inatçılık. Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.

DÖNDÜRÜŞ

Döndürme işi.

ÇARK

Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası. Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi.

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

BURULMAK

Ekseni çevresinde döndürülmek. Sancımak, ağrımak. Alınarak küskünlük göstermek, gücenmek.

DOLAMAK

İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak. Sarmak, kavuşturmak.

BURKMAK

Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek. Burkulmak. Bazı yiyecekler, ağza kekre tat vermek.

APIŞTIRMAK

Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.

DÖNER

Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.

CAYDIRICI

Kararından, sözünden döndürücü (kimse veya şey).

BİSİKLET

Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı, çiftteker, derrace, velespit. Bu araçla yapılmış olan bir spor türü.

BÜKMEK

Sertçe çevirmek, kıvırmak. Birkaç tel ipliği burarak sarmak. Eğmek. Döndürmek. Katlamak.

CANLANDIRMA

Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.

CANLANDIRMAK

Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak. Yaşama döndürmek. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.

BOCURGAT

Ağır yükleri çekmek için manivela ile döndürülen ve döndürüldükçe çekilecek şeyin bağlı bulunduğu urganı kendi üzerine saran çıkrık.