Kelimeler arşivi içinde; başında "duyur" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. duyur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu duyur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duyur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DUYURABİLMEK
DUYURABİLME
DUYURULMAK, DUYURUMLUK
DUYURTMAK, DUYURULMA
DUYURMAK, DUYURTMA
DUYURCA, DUYURMA, DUYURUM
DUYURU
DUYUR
DUYUR
Haber.
DUYURABİLMEK
Duyurmak elinde olmak.
DUYURMAK
Duymasını sağlamak. İlan etmek. Sezdirmek.
DUYURUMLUK
Duyuruların üzerine yazıldığı veya yapıştırıldığı düz levha, duyuru tahtası, ilan panosu, ilan tahtası.
DUYURABİLME
Duyurabilmek işi.
DUYURTMA
Duyurtmak işi.
DUYURU
Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan.
DUYURTMAK
Duyurma işini yaptırmak.
DUYURULMAK
Duyulmasını sağlamak. İlan edilmek.
DUYURULMA
Duyurulmak işi.
DUYURMA
Duyurmak işi.
DUYURCA
Tanıtılması istenilen bir şeyin özelliklerini açığa vurmak ve kişiyi bu konuda etkilemek amacıyla yapılarak duvarlara yapıştırılan yazılı ya da resimli kâğıt.
DUYURUM
Duyurma işi, sirküler.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUYUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
ANONS
Sesli duyuru.
CARLAMAK
Bağırarak konuşmak. Çok söylemek. Nara atmak, haykırmak. İlan etmek, duyurmak.
BİLDİRİ
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
BOMBARDIMAN
Topa tutma. Etkili bir biçimde ve sık olarak gündeme getirme, duyurma. Bombalama.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
İLAN
Duyuru. Açıkça bildirme, açıkça duyurma.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
DÖVİZ
Ülkeler arası ödemelerde kullanılabilecek para, çek, poliçe vb. her türlü ödeme aracı. Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez veya karton. Yabancı ülke parası.
DEKLARASYON
Bildirme, duyurma, ilan etme. Bildiri. Mal bildirimi.
ÇIĞIRTKAN
Çağırtkan. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse.
GİZLİ
Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
BAĞIRTMAK
Bağırmasına yol açmak. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak.
BÜLTEN
Özel veya resmî kurum, kuruluş veya yetkili kişilerce herhangi bir durumla ilgili olarak süreli veya süresiz yayımlanan duyuru. Dergi.
BİLDİRİLMEK
Bildirme işine konu olmak, duyurulmak, haber verilmek.
İLANEN
Duyuru yoluyla.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
HİSSETTİRMEK
Hissetmesine sebep olmak, duyurmak, sezdirmek.
DEĞİRMEK
Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak. Değdirmek, dokundurmak.