Kelimeler arşivi içinde; başında "durulu" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. durulu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu durulu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde durulu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DURULUVERMEK
DURULUVERME
DURULUMAH
DURULUK
DURULU
DURULU
Çobanaldatan kuşu.
DURULUMAH
Çamaşır ya da bir kabı yıkadıktan sonra temiz sudan geçirmek.
DURULUVERMEK
Ansızın durulmak.
DURULUK
Duru olma durumu. Açıklık. Dil veya üslubun karışık olmama durumu.
DURULUVERME
Duruluvermek durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde DURULU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KİBELİK
İşkembenin içine doldurulup pişirilmek için kabuğu çıkarılmış ve çekilmiş buğday. Merdiven yapılacak ağaç.
GAVURMA
Kavrulduktan sonra dondurulup saklanan et.
DURUKSAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek, duralamak. Mahzunlaşmak, durgunlaşmak. Akan sıvı durulur gibi olmak.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
KAVURMA
Kavurmak işi. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et. Kavrulmuş olan.
HORAKLAMAK
Yemeği, kürek biçiminde durulup bükülen yufka ekmeğin içine doldurarak yemek. Büyük lokmalarla kabaca yemek. Değneği ucundan tutup uzaklara fırlatmak.
HUMBARA
Demir veya tunçtan dökülmüş, yuvarlak ve boş olan içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya el ile atılan, yuvarlak bir bomba türü, kumbara.
DERGİLİK
Kitaplıklarda dergiler için kullanılan dolap. (Dergilerin son sayıları, öne doğru eğik olan raflarda göze görünecek biçimde durur, eski sayıları düz yatay olan rafta üst üste bulundurulur.).
DERZ
Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.
GOYURMA
Kavrulduktan sonra dondurulup saklanan et.
GÖRÜNÜRLÜK
Görülebilen bir şeyin niteliği. Yoğun siste görünebilen 15-20 metreden, 50 km'ye değin giden değişik görüş uzaklıkları içki hava duruluğu ölçüsü.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
BERRAKLIK
Berrak olma durumu, duruluk.
AŞGI
Kalemtraş. Açılan yufkaların arası doldurulup kızartılarak yapılan bir çeşit börek. Kalem açacağı. Yufka.
ERKELEYİCİ
Doldurulu karbonlama işleminde, karbonca indirgenerek karbon biroksit oluşturan, baryum ya da sodyum karbonat gibi bileşiklerin adı.
ZIHA
Dolma tüfek ya da tabanca doldurulurken barutu bastırmakta kullanılan bez.
KARIŞMAK
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. Müdahale etmek, araya girmek. Bir araya gelmek, katılmak. Düzensiz, dağınık olmak. Bulanmak, duruluğunu yitirmek. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek. Engellemek, araya girmek. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak.