Kelimeler arşivi içinde; sonunda "duruk" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. Sonu duruk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında duruk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde duruk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAŞBOYUNDURUK
BURUNDURUK, ZOBUNDURUK, SOĞUNDURUK, SABUNDURUK, KOCUNDURUK, KARANDURUK, ÇUKUNDURUK, BOYUNDURUK
OĞULDURUK, UĞUNDURUK, OYUNDURUK, OĞUNDURUK, OGUNDURUK, AGUNDURUK, AHINDURUK
HOYDURUK, GALDURUK, BUNDURUK, BUĞDURUK
GUDURUK, UYDURUK, ALDURUK, OLDURUK, ONDURUK, KUDURUK
DURUK
DURUK
Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı. Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator. Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan. Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik.
OGUNDURUK
Yaşlı kimsenin yanında kalan çocuk, torun.
ÇUKUNDURUK
Pancar turşusu.
BAŞBOYUNDURUK
Karabük ili, Ovacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ZOBUNDURUK
Kalın sopa.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
KARANDURUK
Karanlık.
OYUNDURUK
Sık ağaçlık. Çam fidanı.
KOCUNDURUK
Silâh.
SOĞUNDURUK
Başkalarının tarlaları arasında kalan tarla parçası.
OĞULDURUK
Döl yatağı.
SABUNDURUK
Kağnı arabalarında mazının yanmasını önlemek için sürülen bezir yağının, sabun suyunun konduğu teneke ya da boynuzdan kap.
BURUNDURUK
Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa.
AGUNDURUK
Başak vermiyen mahsul.
UĞUNDURUK
Arpa ve buğdayın kökten süren çatal sapı. Yağmursuzluktan büyüyememiş ekin. Gelişmemiş, küçük, bodur kalmış.
OĞUNDURUK
Tükenmekte olan büyük bir ailenin küçük çocukları. Taze çam. Bir çeşit ekin hastalığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DURUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BANDURUH
Boyunduruk.
BONDOROH
Boyunduruk.
STATİK
Duruk. Gelişme, ilerleme göstermeyen.
ESARET
Kölelik, tutsaklık, esirlik. Hâkimiyet altında bulunma. Boyunduruk.
BONCUKLAMAK
Üstüne havale gelmek, titremek (çocuk hak.). Billurlaşmak. Kaçmaya, boyunduruktan kurtulmaya çabalamak (öküz).
BONDORUH
Boyunduruk.
ÇATKILIK
Çift öküzlerini birbirlerine bağlayan çifte boyunduruklu ağaç.
STATOR
Duruk.
DÖNÜŞTÜRÜCÜ
Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.
YAVAŞA
Burunduruk.
KARARSIZ
Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.
AKUR
Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.
BONDURUH
Boyunduruk. Eski türkçe boyunduruk: boyunduruk.
BOBA
Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. İyi, güzel. Baba, karşılığı boba. Baba - boba yit: ( DURUKLUK Duruk olma durumu. DİNAMİK Canlı, etkin, hareketli. Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi. Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı. Devimsel. LENTO Ağır bir biçimde (çalınmak). Bu tempoda çalınan parça. Boyunduruk. UYDURUKÇULUK Uydurukçu olma durumu. ZELVE Çift öküzünün boyunduruktan çıkmaması için boynunun iki yanından boyunduruğa, aşağıya doğru geçirilen çubuk. ATLIK Köy odalarının yanında konuk atlarının bağlandığı ahır, tavla. Boyundurukta öküzün boynunun altına gelen ağaç.