Kelimeler arşivi içinde; sonunda "durmuş" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu durmuş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında durmuş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde durmuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIDURMUŞ
AŞAĞIDURMUŞ
ÇILDURMUŞ
AKDURMUŞ, ERDURMUŞ
DURMUŞ
DURMUŞ
Uzun ömürlü olması, çok yaşaması istenen çocuklara verilen ad.
ÇILDURMUŞ
Çıldırmış kişi.
AŞAĞIDURMUŞ
Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AKDURMUŞ
Uzun ömürlü olması, çok yaşaması ve dürüst olması istenen çocuklara verilen ad. Bingöl ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YUKARIDURMUŞ
Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ERDURMUŞ
Erkek çocuğun uzun ömürlü olmasını dilemek amacıyla kullanılan bir isim.
Bu bölümde tanımı içerisinde DURMUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOŞUN
Asker, yan yana durmuş asker dizisi, saf. Koşu, yarış. Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi.
ERGİNLER
Yarış günü 21 yaşını doldurmuş olan atletler. Van şehri, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BOHOR
Kışın adeta kudurmuş gibi olan azgın deve.
TAPŞIRMAK
Saz şiirinde âşık son dörtlükte kendi adını belirtmek. 1.Korumak için alınan bir şeyi geri vermek : Durmuş kitabı bana tapşırdı. 2.Sunmak : Bu gülü sana tapşırırım. 3.Bağışta bulunmak. 4.Ulaştırmak, yetiştirmek : Bağa giden arabaya bu sepeti tapşırabilir misin?. Tanıştırmak : Sizi Ali Beye tapşırayım. Öpmek. 1.Aktarmak, ısmarlamak. 2.Uyarmak. 3.Bildirmek. 4.Yalvarmak: Tanrı'ya tapşırırım. 1.Tanıtmak. Salık vermek. Ismarlamak. Yırtılan bezin kıyılarını içe katlayarak elde dikmek. Ismarlamak; yerine getirmek. Teslim etmek, tevdi etmek, emanet etmek. Yetiştirmek, ulaştırmak, isâl etmek.
KAVHAZ
Büyük fakat hafif olan şey. Gevşek, bastırılmamış şey : Çuvalı kavhaz doldurmuşsun. Kabarık, gevşek.
DEDE
Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
KIRTIL
Ekin bitmeyen kıraç yer. Mısır ekmeği. Taze buğday unundan pişirilmiş ekmeğin içine pekmez ya da şeker katılarak yapılan tatlı. Küme küme, yaylalarda yetişen dikenli tohumu olan, çimene benzer sert ve parlak ot. El değirmeninde çekilmiş buğday. Aşlık. Mülk, toprak. Yayla. Otlak parası, otlakiye : Filan köyün kırtılını ben satın aldım. Kira, vergi : Kırtılı kırk olanın işi bok olur. Çiçek bozuğu yüz. Gelişmesi, büyümesi durmuş ağaç. Baç. İçel şehrinde, Taşucu bucağına bağlı bir bölge.
KINIKMAK
Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.
LIHALIH
Ağzına kadar (doluluk için): Testiyi lıha lıh doldurmuş.
RABİYATE
Kuduz, kudurmuş.
AKUR
Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.
GAAM
Akraba: Durmuş bizim gaâmımızdır. Görünüşe göre, anlaşılan, galiba.
BOHUR
Kışın adeta kudurmuş gibi olan azgın deve. Çift hörgüçlü deve.
TOHLU
Köpeğin ipini kesmemesi için boğazına bağlanan değnek. Altı aylıkla bir yaş arasındaki kuzu. Bir yaşında erkek kuzu, toklu. İki yaşında kuzu. Eski türkçe toklı: Bir yaşını doldurmuş koyun (Erzincan Merkez). Koç. Toklu, iki yaşında koyun. Toklu, altı aylıkla bir yaş arasındaki kuzu.
CANLANDIRMA
Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.
KAKMIK
Kudurmuş insan. Düğün gecesi erkeklere verilen içkili yemek. Düğün yemeği, şölen.
GUDURUK
Kudurmuş. Kudurmuş, gözü dönmüş.
BİRİKİMLİK
Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme.
KONBİÇİM
Bir küme taneciğin kondukları, bir süre için bulundukları yerler. Belli sayıda eksiciğin, öğecik ya da özdecik yörüngeçlerini doldurmuş biçimi. Bir kimyasal bileşiğin atom, yükün ya da moleküllerinin uzayda birbirlerine göre düzenlenmiş durumu. Nokta, doğru, düzlem, eğri, yüzey ve benzeri uzambilgisel varlıkların kimisinin bileşimiyle oluşan nesne. Anlamdaş. uzambiçim, uzambilgisel uzambiçim.
KUDURUK
Kudurmuş (insan veya hayvan), akur. Çok yaramaz. Azgın, saldırgan.