Sonu DURMUŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "durmuş" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu durmuş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında durmuş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde durmuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YUKARIDURMUŞ

11 harfli kelimeler

AŞAĞIDURMUŞ

9 harfli kelimeler

ÇILDURMUŞ

8 harfli kelimeler

AKDURMUŞ, ERDURMUŞ

6 harfli kelimeler

DURMUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

DURMUŞ

Uzun ömürlü olması, çok yaşaması istenen çocuklara verilen ad.

ÇILDURMUŞ

Çıldırmış kişi.

AŞAĞIDURMUŞ

Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

AKDURMUŞ

Uzun ömürlü olması, çok yaşaması ve dürüst olması istenen çocuklara verilen ad. Bingöl ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YUKARIDURMUŞ

Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ERDURMUŞ

Erkek çocuğun uzun ömürlü olmasını dilemek amacıyla kullanılan bir isim.

  -   -   -  

Anlamında DURMUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURMUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOŞUN

Asker, yan yana durmuş asker dizisi, saf. Koşu, yarış. Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi.

ERGİNLER

Yarış günü 21 yaşını doldurmuş olan atletler. Van şehri, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BOHOR

Kışın adeta kudurmuş gibi olan azgın deve.

TAPŞIRMAK

Saz şiirinde âşık son dörtlükte kendi adını belirtmek. 1.Korumak için alınan bir şeyi geri vermek : Durmuş kitabı bana tapşırdı. 2.Sunmak : Bu gülü sana tapşırırım. 3.Bağışta bulunmak. 4.Ulaştırmak, yetiştirmek : Bağa giden arabaya bu sepeti tapşırabilir misin?. Tanıştırmak : Sizi Ali Beye tapşırayım. Öpmek. 1.Aktarmak, ısmarlamak. 2.Uyarmak. 3.Bildirmek. 4.Yalvarmak: Tanrı'ya tapşırırım. 1.Tanıtmak. Salık vermek. Ismarlamak. Yırtılan bezin kıyılarını içe katlayarak elde dikmek. Ismarlamak; yerine getirmek. Teslim etmek, tevdi etmek, emanet etmek. Yetiştirmek, ulaştırmak, isâl etmek.

KAVHAZ

Büyük fakat hafif olan şey. Gevşek, bastırılmamış şey : Çuvalı kavhaz doldurmuşsun. Kabarık, gevşek.

DEDE

Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

KIRTIL

Ekin bitmeyen kıraç yer. Mısır ekmeği. Taze buğday unundan pişirilmiş ekmeğin içine pekmez ya da şeker katılarak yapılan tatlı. Küme küme, yaylalarda yetişen dikenli tohumu olan, çimene benzer sert ve parlak ot. El değirmeninde çekilmiş buğday. Aşlık. Mülk, toprak. Yayla. Otlak parası, otlakiye : Filan köyün kırtılını ben satın aldım. Kira, vergi : Kırtılı kırk olanın işi bok olur. Çiçek bozuğu yüz. Gelişmesi, büyümesi durmuş ağaç. Baç. İçel şehrinde, Taşucu bucağına bağlı bir bölge.

KINIKMAK

Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.

LIHALIH

Ağzına kadar (doluluk için): Testiyi lıha lıh doldurmuş.

RABİYATE

Kuduz, kudurmuş.

AKUR

Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.

GAAM

Akraba: Durmuş bizim gaâmımızdır. Görünüşe göre, anlaşılan, galiba.

BOHUR

Kışın adeta kudurmuş gibi olan azgın deve. Çift hörgüçlü deve.

TOHLU

Köpeğin ipini kesmemesi için boğazına bağlanan değnek. Altı aylıkla bir yaş arasındaki kuzu. Bir yaşında erkek kuzu, toklu. İki yaşında kuzu. Eski türkçe toklı: Bir yaşını doldurmuş koyun (Erzincan Merkez). Koç. Toklu, iki yaşında koyun. Toklu, altı aylıkla bir yaş arasındaki kuzu.

CANLANDIRMA

Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.

KAKMIK

Kudurmuş insan. Düğün gecesi erkeklere verilen içkili yemek. Düğün yemeği, şölen.

GUDURUK

Kudurmuş. Kudurmuş, gözü dönmüş.

BİRİKİMLİK

Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme.

KONBİÇİM

Bir küme taneciğin kondukları, bir süre için bulundukları yerler. Belli sayıda eksiciğin, öğecik ya da özdecik yörüngeçlerini doldurmuş biçimi. Bir kimyasal bileşiğin atom, yükün ya da moleküllerinin uzayda birbirlerine göre düzenlenmiş durumu. Nokta, doğru, düzlem, eğri, yüzey ve benzeri uzambilgisel varlıkların kimisinin bileşimiyle oluşan nesne. Anlamdaş. uzambiçim, uzambilgisel uzambiçim.

KUDURUK

Kudurmuş (insan veya hayvan), akur. Çok yaramaz. Azgın, saldırgan.