Kelimeler arşivi içinde; başında "durgun" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. durgun ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu durgun ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde durgun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DURGUNLAŞTIRMAK
DURGUNLAŞTIRMA
DURGUNLAŞMAK
DURGUNLAŞMA
DURGUNLUK
DURGUNER, DURGUNSU
DURGUN
DURGUN
Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.
DURGUNER
Dingin, sakin kimse.
DURGUNLUK
Durgun olma durumu. Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon.
DURGUNSU
Dingin, sakin akan suya benzeyen kimse. Sivas şehrinde, Gemerek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DURGUNLAŞTIRMAK
Durgun duruma getirmek.
DURGUNLAŞTIRMA
Durgunlaştırmak işi.
DURGUNLAŞMA
Durgunlaşmak durumu.
DURGUNLAŞMAK
Durgun bir duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DURGUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NİLÜFER
Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea). Bursa iline bağlı ilçelerden biri.
KUŞYEMİ
Buğdaygillerden, durgun sularda yetişen bir bitki (Phalaris canariensis). Bu bitkinin taneleri.
NEKAHET
Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu. Durgunluk.
KESAT
Alışverişte durgunluk. Yokluk, kıtlık.
RAKİT
Durgun (su).
HAREKETSİZ
Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.
KULAK
Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
RESESYON
Durgunluk.
DİNGİNLİK
Dingin olma durumu, durgunluk, sükûnet.
AKMAZ
Durgun su, gölet.
DURAKLIK
Durak olma durumu. Durgunluk.
KUVVET
Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
DİNGİN
Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.
DONUK
Parlak olmayan, mat (II). Canlılığı olmayan, fersiz (göz). Canlılığı az olan, durgun, uyuşuk (kimse).
SAKİNLEŞMEK
Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.
KARADENİZ
Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.
ÖLÜ
Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı. Çok durgun, hareketsiz. Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayvan leşi. Gücü az, zayıf.
PASİF
Edilgin. Çekingen, durgun. Bir mal varlığı üstünde etki yapan, para ile değerlendirilebilir borç ve yükümlülüklerin toplamı. Edilgen.
KURBAĞA
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.