DURGU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "durgu" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. durgu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu durgu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde durgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DURGUNLAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

DURGUNLAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

DURGUNLAŞMAK

11 harfli kelimeler

DURGUNLAŞMA

9 harfli kelimeler

DURGULAMA, DURGUNLUK, DURGURMAK, DURGUTMAK

8 harfli kelimeler

DURGULUK, DURGUNER, DURGUNSU

6 harfli kelimeler

DURGUN

5 harfli kelimeler

DURGU

Bazı kelimelerin anlamları

DURGU

Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü.

DURGUNLAŞMAK

Durgun bir duruma gelmek.

DURGUNLAŞMA

Durgunlaşmak durumu.

DURGULAMA

Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması.

DURGUNSU

Dingin, sakin akan suya benzeyen kimse. Sivas şehrinde, Gemerek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DURGUTMAK

Durdurmak.

DURGUN

Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.

DURGUNER

Dingin, sakin kimse.

DURGURMAK

Durdurmak. Kaldırmak, ayakta tutmak. Vücuda getirmek, ortaya çıkarmak, göstermek.

DURGULUK

Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan.

DURGUNLAŞTIRMAK

Durgun duruma getirmek.

DURGUNLUK

Durgun olma durumu. Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon.

DURGUNLAŞTIRMA

Durgunlaştırmak işi.

  -   -   -  

Anlamında DURGU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KUŞYEMİ

Buğdaygillerden, durgun sularda yetişen bir bitki (Phalaris canariensis). Bu bitkinin taneleri.

RAKİT

Durgun (su).

ÖLÜ

Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı. Çok durgun, hareketsiz. Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayvan leşi. Gücü az, zayıf.

NEKAHET

Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu. Durgunluk.

KESAT

Alışverişte durgunluk. Yokluk, kıtlık.

PASİF

Edilgin. Çekingen, durgun. Bir mal varlığı üstünde etki yapan, para ile değerlendirilebilir borç ve yükümlülüklerin toplamı. Edilgen.

DİNGİNLİK

Dingin olma durumu, durgunluk, sükûnet.

KURBAĞA

Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.

RESESYON

Durgunluk.

DURAKLIK

Durak olma durumu. Durgunluk.

HAREKETSİZ

Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

KULAK

Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

DİNGİN

Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.

AKMAZ

Durgun su, gölet.

NİLÜFER

Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea). Bursa iline bağlı ilçelerden biri.

SAKİNLEŞMEK

Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.

KUVVET

Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

DONUK

Parlak olmayan, mat (II). Canlılığı olmayan, fersiz (göz). Canlılığı az olan, durgun, uyuşuk (kimse).

KARADENİZ

Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.

CANSIZ

Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.