Kelimeler arşivi içinde; başında "durgu" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. durgu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu durgu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde durgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DURGUNLAŞTIRMAK
DURGUNLAŞTIRMA
DURGUNLAŞMAK
DURGUNLAŞMA
DURGULAMA, DURGUNLUK, DURGURMAK, DURGUTMAK
DURGULUK, DURGUNER, DURGUNSU
DURGUN
DURGU
DURGU
Sekte. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü.
DURGUNLAŞMAK
Durgun bir duruma gelmek.
DURGUNLAŞMA
Durgunlaşmak durumu.
DURGULAMA
Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması.
DURGUNSU
Dingin, sakin akan suya benzeyen kimse. Sivas şehrinde, Gemerek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DURGUTMAK
Durdurmak.
DURGUN
Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.
DURGUNER
Dingin, sakin kimse.
DURGURMAK
Durdurmak. Kaldırmak, ayakta tutmak. Vücuda getirmek, ortaya çıkarmak, göstermek.
DURGULUK
Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan.
DURGUNLAŞTIRMAK
Durgun duruma getirmek.
DURGUNLUK
Durgun olma durumu. Alışverişin azlığı vb. nedenlerle piyasanın durgun olması, resesyon.
DURGUNLAŞTIRMA
Durgunlaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DURGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUŞYEMİ
Buğdaygillerden, durgun sularda yetişen bir bitki (Phalaris canariensis). Bu bitkinin taneleri.
RAKİT
Durgun (su).
ÖLÜ
Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı. Çok durgun, hareketsiz. Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayvan leşi. Gücü az, zayıf.
NEKAHET
Hastalıktan yeni kurtulmuş zayıf ve hâlsiz olan kimsenin durumu. Durgunluk.
KESAT
Alışverişte durgunluk. Yokluk, kıtlık.
PASİF
Edilgin. Çekingen, durgun. Bir mal varlığı üstünde etki yapan, para ile değerlendirilebilir borç ve yükümlülüklerin toplamı. Edilgen.
DİNGİNLİK
Dingin olma durumu, durgunluk, sükûnet.
KURBAĞA
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.
RESESYON
Durgunluk.
DURAKLIK
Durak olma durumu. Durgunluk.
HAREKETSİZ
Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.
KULAK
Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.
DİNGİN
Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.
AKMAZ
Durgun su, gölet.
NİLÜFER
Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea). Bursa iline bağlı ilçelerden biri.
SAKİNLEŞMEK
Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.
KUVVET
Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.
DONUK
Parlak olmayan, mat (II). Canlılığı olmayan, fersiz (göz). Canlılığı az olan, durgun, uyuşuk (kimse).
KARADENİZ
Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.