Sonu DURACAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "duracak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu duracak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında duracak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde duracak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DURACAK

Van ilinde, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ADDURACAK

Ormanlarda, yüksek yamaçlardan tomruk kaydırılan yer.

  -   -   -  

Anlamında DURACAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURACAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SIKIŞTIRMAK

Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

DOLUSU

Dolduracak kadar.

BEYAZPERDE

Sürekli olarak bir duvarda asılı duracak ya da gerektiğinde taşınabilecek biçimde yapılan ve göstericiden çıkan görüntüleri yansıtan düz yüzeyli bir eğitim aracı. bk. saydam perde.

TİKMEK

İğneyle dikmek. Uzunca bir şeyi dikine duracak biçimde bir yere tutturmak. Yapmak. Dikmek.

KARIŞ

Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

OTURMAK

Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Yer almak, geçmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Biriyle beraber yaşamak. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak.

TOKLULUK

İlkbaharda yaşını dolduracak kuzuyu almak üzere sonbahardan verilen para.

KAPLIK

Kap kacak koymaya yarayan yer. Herhangi bir kap dolduracak miktarda olan. Defter, kitap vb.ni kaplamaya yarayan.

DURAYAZMAK

Durma tehlikesi geçirmek, duracak gibi olmak.

ARABALIK

Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.

KÜFELİK

Küfeyi dolduracak miktarda olan. Kendi kendine yürüyemeyecek derecede sarhoş kimse.