DURA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dura" olan, toplam 80 adet kelime bulunmaktadır. dura ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dura ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DURAĞANLAŞMAK

12 harfli kelimeler

DURALİDAYILI, DURAĞANLAŞMA, DURAKSAMASIZ

11 harfli kelimeler

DURAKSIZLIK, DURAKLATMAK, DURAKSATMAK, DURAKSAMALI

10 harfli kelimeler

DURAKALMAK, DURAKLAMAK, DURAKLATMA, DURAKLAYIŞ, DURAKSAMAK, DURAKSATIŞ, DURAKSATMA, DURAKSAYIŞ, DURALUŞAĞI, DURALAŞMAK, DURALATMAK, DURANTEKİN, DURAYAZMAK, DURABEYLER, DURABİLMEK, DURAVARMAK, DURAĞANLIK, DURAHLAMAH, DURAHSAMAK

9 harfli kelimeler

DURANKAYA, DURAKALMA, DURALAYIŞ, DURALATMA, DURABEYLİ, DURALAMAK, DURALTMAK, DURABİLME, DURAKBAŞI, DURAYAZMA, DURASILLI, DURASILAR, DURAGOMAK, DURAKSAMA, DURAMAMAK, DURAMATER, DURAKLAMA

8 harfli kelimeler

DURANÇAM, DURANLAR, DURANTAŞ, DURALMAK, DURALLIK, DURANSOY, DURAKSIZ, DURALAMA, DURAÇALI, DURAKLIK, DURAKKÖY, DURAKLAR

7 harfli kelimeler

DURANER, DURABEY, DURACAK, DURAVAY, DURACAN, DURASIL, DURADUR, DURAĞAN, DURANİK, DURANAY, DURAKLI, DURAMAN, DURAMAH, DURALAR, DURALGA

6 harfli kelimeler

DURALİ

5 harfli kelimeler

DURAN, DURAK, DURAG, DURAM, DURAÇ, DURAL, DURAY

4 harfli kelimeler

DURA

Bazı kelimelerin anlamları

DURA

Çatının saçağı. Kapı üzerindeki örtme. Artık, geri kalan anlamında kullanılır. Sert. "Yaşasın, ölmesin" anlamında kullanılan bir isim". Balıkesir kenti, Şevketiye nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun şehrinde, Kavak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DURAKLATMA

Duraklatmak işi.

DURAKSIZLIK

Duraksız olma durumu.

DURAKALMAK

Ne yapacağını bilemez bir biçimde durup kalmak.

DURAKLATMAK

Bir şeyin duraklamasını sağlamak.

DURAKSAMALI

Duraksayan, tereddütlü.

DURAKLAYIŞ

Duraklama işi.

DURAKSATMAK

Duraksama işini yaptırmak.

DURAKSATIŞ

Sözde, yazıda, beklenmedik bir sonuçla karşılaştırma sanatı. Ör. / Erbab-ı teşaür çoğalıp şair azaldı / Yok öyle değil, şairin ancak adı kaldı (Muallim Naci).

DURAKSAMAK

Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.

DURAKLAMAK

Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

DURAĞANLAŞMAK

Durağan duruma gelmek.

DURAKSATMA

Duraksatmak işi.

DURALİDAYILI

Yozgat şehrinde, Sorgun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

DURAKSAMASIZ

Duraksaması olmayan, tereddütsüz.

DURAĞANLAŞMA

Durağanlaşmak durumu.

  -   -   -  

Anlamında DURA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARABALIK

Garaj. Araba dolduracak miktarda olan.

AKIŞMAZ

Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.

AYRILI

Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.

ATIL

Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.

ANAHTARCI

Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.

AYLAMAK

Beklemek. Ayı dolduran bir süre geçirmek, aylarca kalmak. Sürmek, devam etmek.

ANSİKLOPEDİ

Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.

AKSONA

Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

BAYGINLIK

Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.

BARİTLİ

İçinde barit bulunduran.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

BİSÜLFÜR

Molekülünde iki kükürt atomu bulunduran birleşik.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

AYAKÜSTÜ

Oturmadan, ayakta durarak. Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri.

ANAMALCI

Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.

AKTİNYUMLU

Özünde aktinyum bulunduran.

AKIŞMAZLIK

Akışmaz veya durağan maddenin durumu.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.