Kelimeler arşivi içinde; başında "dua" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. dua ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dua ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dua olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DUASIZLIK
DUALAMAK
DUACILI, DUALİST, DUATEPE, DUAYERİ
DUAHAN, DUALAR, DUASIZ, DUAYEN
DUACI, DUALI
DUA
DUA
Yakarış. Tanrı'ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin.
DUASIZLIK
Duasız olma durumu.
DUALI
İçinde dua olan. Kendisine dua edilmiş olan.
DUALİST
Tam agonist bir ilaca karşı antagonist bir etki oluşturan ve tam agonist veya antagoniste göre daha zayıf etkili olan madde.
DUASIZ
Dua okumayan, dua etmeyen.
DUAYEN
Aksakal. Kordiplomatikte kıdemlilik bakımından başta gelen diplomat.
DUAHAN
Dua okuyucu.
DUALAMAK
Dua etmek.
DUATEPE
Erzurum ilinde, Söylemez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DUACI
Tanrı'ya yalvaran kimse.
DUALAR
Aydın şehrinde, Nazilli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Manisa kenti, Gelembe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Manisa şehri, Soma belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DUAYERİ
Ordu şehri, Fatsa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DUACILI
Denizli kenti, Sarayköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NAZARLIK
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler.
EVRAT
Müslümanlarca belirli zamanlarda okunması âdet olan dualar ve Kur'an ayetleri.
GÜLBANK
Hep bir ağızdan ve makamla yapılmış olan dua veya ant.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
LANET
Tanrı'nın sevgi ve ilgisinden yoksun olma, beddua. Kötü, berbat, çok kötü. Bir ilenme sözü.
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek.
İNTİZAR
Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme. İlenme, beddua, inkisar.
CAZGIR
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.
ENAM
Yaratılmış bütün canlılar. Halk. İçinde Kur'an'dan bazı ayet ve surelerin bulunduğu dua kitabı.
İSTİHARE
Girişilecek bir işin hayırlı olup olmadığını rüyadan anlamak için abdest alıp dua okuyarak uyuma.
HUTBE
Cuma ve bayram namazlarında minberde okunan dua ve verilen öğüt.
LANETLEMEK
Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
NEFES
Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.
KAHRETMEK
Ezmek, perişan etmek. Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek. İlenmek, beddua etmek. Çok üzmek.
KARGIŞ
Kargıma işi veya bu maksatla söylenen sözler, lanet, telin, beddua, ilenç, alkış karşıtı.
İLAHİ
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Çok güzel, mükemmel. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.
SALAT
Namaz. Hz. Muhammed'in adı anıldığında saygı göstermek için okunan dua.
İLENÇ
Beddua, kargış.