Kelimeler arşivi içinde; sonunda "doğrusu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu doğrusu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında doğrusu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde doğrusu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOĞRUSU
Gerçeği söylemek gerekirse, gerçek şu ki.
GÜNDOĞRUSU
Doğu rüzgârı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOĞRUSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HANİ
"Nerede, ne oldu, nerede kaldı" anlamlarında kullanılan bir söz. Verilen sözü hatırlatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatan bir söz. Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. Karşıdakinin daha önceden bildiği bir şey kendisine hatırlatılmak istenildiğinde kullanılan bir söz. Bazen "bari" anlamında kullanılan bir söz. Hanigillerden, Akdeniz'de yaşayan, alaca kırmızı renkli, beyaz etli, orta büyüklükte bir balık (Serranus cabrilla). "Doğrusunu söylemek gerekirse, kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılan bir söz.
GAYNAHÇI
Söylentilerin doğrusunu ortaya çıkaran kişi. Kaynakçı.
DOĞRUSUZ
Doğrusu olmayan.
YAHUT
Veya, ya da. Bir düşünceden cayıldığında "daha doğrusu, iyisi" anlamlarında kullanılan bir söz.
İLERİ
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
ÇALIŞIKLI
İbadete düşkün: Çalışıklı adam doğrusu. Çalışkan.
ALDUĞU
Doğrusu: aldığı / alduği: aldığı.
YANİ
"Demek oluyor ki" anlamlarında bir söz. "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz.
ZATEN
Doğrusu, doğrusunu isterseniz, esasen, zati.
FİLHAKİKA
Gerçekten, doğrusu, hakikaten.
HAKÇASI
Doğrusu, doğru olanı.
GÖRÜNTÜ
Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
DOKMİOS
(Yunan Latin Tartıbilim Terimi) Bir kısa iki uzun ve bir kısa bir uzun heceden meydana gelen tartı adımı, veya daha doğrusu, tartı.
DORUSU
Gerçeği, doğrusu.
ELHAK
Gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu.
DOĞRUCU
Her şeyin doğrusunu söylemeyi huy edinmiş olan, harbici.
BARDABAŞ
Serseri, haşarı, burnunun doğrusuna giden, saygısız. 2 Tertipsiz, işini bilmez, perişan, savruk, pasaklı. Yaramaz, yerinde duramayan çocuk.
HANA
Halı, kilim ya da bez dokuma tezgâhı. Şaşma bildirir ünlem, vay. Hani: Hana benim papuçlarım. "doğrusunu söylemek gerekirse" anlamına. Hane, ev. Hane, ev, bk. hanâ. Halı, kilim, namazlağa ya da bez tezgâhı. (Amasya; Susuz, Bölükbaşı Selim Kars; Yeşilova Aksaray Niğde).
DORGUÇASI
Doğrusu anlamında kullanılır.
AYU
Ayol anlamında bir hitap. Ayı. Doğrusu: ayi. bk. ayi.