DOĞRAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "doğramak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. doğramak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu doğramak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde doğramak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOĞRAMAK

Keserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak.

  -   -   -  

Anlamında DOĞRAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOĞRAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİRTMEK

Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

ÇİNTMAK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

ÇENDELEMEK

Yontmak. Ufak ufak doğramak.

ÇİRPMEK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Sıçramak (çamur, su ve benzerleri sulu şeyler hakkında). Meyve silkmek.

ÇİRTMEK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Ovalamak, sürtmek. Küçük şeyleri parmakla itmek, vurmak. Yalan söylemek: Sen bunu çirtdin. Satın almak. Başını vurmak.

ÇENTMEK

Bir şeyin kenarında kertik açmak. Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak.

KESMEK

Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.

DORĞAMAK

Eski türkçe togramak: doğramak.

GIYMAK

Acımamak. Kesmek, ufak ufak doğramak. Yiyecek mideye ezinti vermek: Bekmez içimi gıydı. Eski türkçe kıdmak: kıymak. Kıymak.

ÇIRTMAK

Bıçak veya ustura ile küçük delikler, gözler açmak. Küçük parçalara ayırmak, ince ince doğramak (kabak hakkında). Kan almak için ustura ile vücudu kesilmek. Damla damla inek sağmak. Kamçı, lastik parçası vs. ile vurmak, kamçılamak; ince, uzun dilimler hâlinde doğramak.

KIYMAK

Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğramak. Acımadan vermek, esirgememek, feda etmek. Acımayıp öldürmek. Acımayarak büyük bir kötülük etmek, zulmetmek.

DORAMAK

Doğramak.

DORGAMAK

Doğramak.

DOĞRAMA

Doğramak işi. Bir yapının kapı, pencere, dolap, raf vb. ağaç, metal veya plastik bölmeleri.

DORAMAH

Doğramak.

DOREMEK

Doğramak.

ÇİNTMEK

Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Kabuğu çıkarıp içini almak: Ayçiçeği çinttik. Ovalamak, sürtmek: Çamaşırı güzel çint de kirleri iyi çıksın. Aradan çıkarmak. Aşık oyununda büyük aşıkla küçük aşıkları vurmak. Az olan suları bir araya toplamak. Suları azar azar ayırıp bölmek.

CENTMEK

Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

ÇENTİKLEMEK

Bir şeyde çentik açmak. Bir şeyi ince doğramak.