Sonu DOĞAÇ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "doğaç" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu doğaç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında doğaç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde doğaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOĞAÇ

Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme, irtical.

  -   -   -  

Anlamında DOĞAÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOĞAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PRELÜT

Ses ve çalgı ile ilgili bir kompozisyona girişi sağlayan yazılı veya doğaçtan olan müzik parçası.

DOTTORE

Roma komedyasındaki Dosennus'un (bilgiç adam) italyan halk doğaçlama tiyatrosundaki uzantısı. Kimi kez düşünür, kimi kez dilci, kimi kez de tıp doktoru olarak kendini tanıtır. Şarlatandır, kendinin bilgili olduğunu göstermek isterken yanlış üstüne yanlış yapar. Herkese öğüt verir, ama kendisi bunların hiçbirini tutmaz. Kara bir pelerini, geniş şapkası ve dizlerine inen bir pantalonu vardır.

HAGARAGORT

1 -Türk doğaçlama tiyatrosunda tragedya için kullanılan argo sözcük. Tanzimat tiyatrosunda acılı oyunlar için kullanılan argo sözcük. Tiran, hain, düşman rolü. haile. Eski Türk tiyatrosunda tragedyaya ve melodrama verilen ad. (Ermenice) Tiran, hain, düşman rolü.

ÇINGAL

(Doğaçlama): Doğaçlamaya dayanan tiyatroda arabulucu rolü. Tuluat tiyatrosunda pezevenk rolü.

KAPİTANO

İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda, gülünç derecede böbürlenen, kendim öven, geniş bir düş dünyası olan, korkak ve silik tip.

TULUAT

Doğaçlama.

EMPROVİZASYON

Doğaçlama.

BRİGELLA

İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda Arlekino'dan sonra gelen uşak tipi. Burnu kocaman bir gagadır. Cimridir, kötü huyludur. Sivri, çelik bir hançeri vardır. Kötü işlerde kullanır. Commedia dell'arte türünün bir uşak tipi. Kötü yürekli, kolayca adam öldüren biridir. Kötü. görünüşlü bir yarım maskesi vardır.

İRTİCALEN

Doğaçlama.

GEZİNMEK

Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek. Belirli bir çevre içinde gezip durmak. Özellikle doğaçtan yapılmış olan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak.

BURLA

Rönesans İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda gülünçlü ara oyunu. Türünün gülünçlü ara oyunu.

BELTRAME

İtalyan doğaçlama tiyatrosunda her söyleneni yanlış anlayan tip. italyan tulüat tiyatrosunda, her söyleneni yanlış anlayan tip.

İRTİCAL

Doğaç.

DOĞAÇLAMA

Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.

TAKSİM

Parçalara bölme, bölüştürme. Bölme. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. İstanbul'un önemli yerlerinden biri, taksim meydanı İstanbul'un ve Türkiye'nin en meşhur meydanlarından biridir.

EMPROVİZE

Doğaçlama.

DOĞAÇTAN

Doğaçlama.

DOĞMACA

Doğaçlama.

DÜKKAN

Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.

FURİ

(Doğaçlama): Türk doğaçlama tiyatrosunda alkış anlamına gelen argo sözcük. Alkış.