Sonu DOYMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "doymak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu doymak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında doymak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde doymak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOYMAK

İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.

  -   -   -  

Anlamında DOYMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOYMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HOMBUR

Boğaz: Ne homburu büyük çocuk hiç doymak bilmiyor. Çocukların kaydırak oynarken diktikleri yuvarlak taş.

AYIRTTIK

Aynı kökten türemiş türlü şekillerin bir takımında bulunan ortak türeme öğesi: dolmak ve doymak aynı kökten türemiş diye kabul edildiği takdirde birinin ayırttığı -I-, öbürünün -y- olur.

DOYUNMAK

Yeteri kadar yemiş olmak, doymak.

KANIKSIMAK

Usanmak, fazla doymak, bıkmak.

HALLANMAK

Doymak. Yuvarlanmak.

OBURCA

Doymak bilmez bir biçimde, oburcasına.

ACAMUK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Uzun zaman aç kaldığı için birtürlü doymak bilmiyen kimse.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

KABILLAMAK

Az doymak.

DOYUVERMEK

Çabucak doymak.

GANMAK

Doymak: Bugün içe içe suya gandım. İnanmak: Onun sözlerine ganma. Eski türkçe kanmak: kanmak; inanıp aldanmak. Kanmak, inanmak. Kani olmak, emin olmak.

FEYİLSÜZ

Doymak bilmeyen, obur. Huysuz, kıskanç, hırslı kişi.

DOYULMAK

Doymak işi yapılmak.

GANIHMAH

Suya kanmak, doymak. İyice doymak, kanmak.

DOYGUNLAŞMAK

İyice doymak, doygun bir duruma gelmek.

OBUR

Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen (kimse).

DOYMA

Doymak işi. Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.

KANMAK

Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak. Tatlı sözlere aldanmak. Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak. Yetinmek, iktifa etmek.

ŞİŞMEK

İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.

FEYİLSİZ

Doymak bilmeyen, obur. İşsiz güçsüz, düşüncesiz, gamsız. Onun bunun işine karışan kişi.