Sonu DOYMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "doyma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu doyma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında doyma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde doyma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOYMA

Doymak işi. Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.

  -   -   -  

Anlamında DOYMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOYMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OBURCA

Doymak bilmez bir biçimde, oburcasına.

POLYESTER

Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde.

DOYUM

Eldekinden hoşnut olma durumu, doyma işi, yetinme, kanma, kanaat. Bazı istekleri giderme, tatmin, orgazm.

DOYMUŞ

Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.

ŞİŞMEK

İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

İŞBA

Doyurma. Doyma.

DOYURMAK

Açlığını gidermek. Doyma durumuna getirmek. Bir maddenin içine alabileceği kadar başka bir madde katmak. Para yedirmek. Geçindirmek, yaşamasını sağlamak. Kandırıcı, inandırıcı olmak, tatmin etmek.

AÇGÖZLÜLÜK

Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

DOYULMAK

Doymak işi yapılmak.

DOYUŞ

Doyma işi.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

DOYURAN

Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde). Bir çelik çubuğu doyma durumuna getiren indükleyici manyetik alan.

YOĞUNLAŞMA

Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.

DOYGUNLAŞMAK

İyice doymak, doygun bir duruma gelmek.

DOYUNMAK

Yeteri kadar yemiş olmak, doymak.

DOYUMSUZLUK

Doymama durumu. Tatmin olamama, cinsel birleşmede orgazma ulaşamama.

ACAMUK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Uzun zaman aç kaldığı için birtürlü doymak bilmiyen kimse.

KANMAK

Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak. Tatlı sözlere aldanmak. Bir gereksinimini, bir isteğini yeteri kadar karşılamış olmak, doymak. Yetinmek, iktifa etmek.

OBUR

Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen (kimse).