DOLGU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dolgu" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. dolgu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dolgu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dolgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DOLGUNLAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

DOLGUNLAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

DOLGUNDURMAK, DOLGUNLAŞMAK

11 harfli kelimeler

DOLGUNLAŞMA

9 harfli kelimeler

DOLGULAMA, DOLGUNLUK

8 harfli kelimeler

DOLGUNCA

7 harfli kelimeler

DOLGULU

6 harfli kelimeler

DOLGUN

5 harfli kelimeler

DOLGU

Bazı kelimelerin anlamları

DOLGU

Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde. Toprak doldurma işlemi. Bu işlemin sonucu. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.

DOLGUNDURMAK

Tehevvüre kaptırmak, öfkelendirip köpürtmek.

DOLGULAMA

Dolgulu işlemlerde, fırının içine yerleştirilen parçanın çevresini, dolgu gereçleriyle doldurma işlemi.

DOLGUNLAŞMA

Dolgunlaşmak işi.

DOLGUNLAŞTIRMAK

Dolgunlaşma işini yaptırmak.

DOLGUNCA

Biraz şişman. Fazlaca, çokça, bol.

DOLGUNLUK

Dolgun olma durumu.

DOLGUN

Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.). Şişkin. Balıketinde. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu.

DOLGULU

İçinde dolgu maddesi olan, doldurulmuş.

DOLGUNLAŞTIRMA

Dolgunlaştırmak işi.

DOLGUNLAŞMAK

Dolgun duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında DOLGU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOLGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOLUNAY

Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre, ayın on dördü, bedir.

HAMULE

Yük. Kâğıt dolgu maddesi.

BLOKAJ

Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.

KAUÇUK

Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk (Ficus elastica). Bu maddeden yapılmış. Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde. Doğal kauçuktan hazırlanan dolgu gereci. Oturma ve yatma mobilyalarında esneklik sağlar.

ABLAK

Yayvan ve dolgun (yüz).

ETLİ

İçinde et bulunan. Dolgun, kalın. Eti çok olan. Yenecek kısmı çok olan (meyve).

EVİNLİ

Özlü ve dolgun (tohum).

BUT

İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü. Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü.

BARİT

Renksiz veya beyaz, sarı, gri renklerde olabilen, sondaz, dolgu vb. alanlarda kullanılan bir mineral, baritin, baryum sülfat Ba(OH)2.

EZİLME

Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.

MAÇA

Oyun kâğıtlarında, mızrak ucuna benzer, ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi, pik (III). Döküm parçasında, içi boş, kopya elde etmek için kullanılan kum, maden veya erimiş durumdaki döküm maddesine dayanıklı başka bir maddeden yapılmış dolgu kalıp.

ÇÖKME

Çökmek işi. Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

BALDO

İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.

KALIN

Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı. Yoğun, akıcılığı az olan. Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para veya armağan, ağırlık. Enli ve gür (kaş). Pes (ses). Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. Etli, dolgun.

SÜTYEN

Göğüsleri dik tutup dolgun göstermek için kullanılan, saten, dantel vb. kumaşlardan yapılmış olan kadın iç çamaşırı.

SAĞRI

Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm.

SÜNGER

Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.

HOŞUR

Değersiz, kaba, bayağı. Şişman, dolgun (kadın).

KÜPEŞTE

Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılmış olan dolgu set, parapet.