DOLAŞMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dolaşma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. dolaşma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dolaşma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dolaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOLAŞMA

Dolaşmak işi.

DOLAŞMAK

Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.

  -   -   -  

Anlamında DOLAŞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOLAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOLAŞIM

Dolaşma işi. Dolanım. Kan dolaşımı.

ÇALKANMAK

Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.

DÖNELEMEK

Dolaşmak, dolaşıp durmak.

AVLANMAK

Avlama işine konu olmak. Ava gitmek, ava çıkmak, av için dolaşmak.

DEVRETMEK

Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.

GEZİNMEK

Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek. Belirli bir çevre içinde gezip durmak. Özellikle doğaçtan yapılmış olan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak.

DEVİR

Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.

DOĞRUCA

Doğruya yakın. (do'ğruca) Hiçbir yöne sapmadan, dolaylı olmayarak, dolaşmayarak.

ARŞINLAMAK

Arşınla ölçmek. Amaçsız, geniş adımlarla dolaşmak.

DEVRİALEM

Dünyayı dolaşma.

DOLAŞILMAK

Dolaşma işi yapılmak.

DOLANIM

Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

DÖNMEK

Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.

DOLAŞTIRMAK

Dolaşma işini yaptırmak.

ISPARMAÇA

Deniz içinde birkaç zincirin birbirine dolaşması.

CEVELAN

Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.

GEZELEMEK

Gezinmek. Sıkıntılı bir durumda dolaşmak, gezinmek.

DOLANMAK

Bir şeyin çevresine sarılmak. Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak. Karışmak, dolaşmak. Gelişigüzel gezmek.

HARMANLAMAK

Harman etmek. Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.