Kelimeler arşivi içinde; başında "dolanma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. dolanma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dolanma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dolanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DOLANMA
Dolanmak işi.
DOLANMALIK
(Mimarlık) Bir yapının çevresinde dolanan sütunlu sundurma.
DOLANMAK
Bir şeyin çevresine sarılmak. Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak. Karışmak, dolaşmak. Gelişigüzel gezmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOLANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
ÇEVRİNMEK
Bir şeyin etrafında saygı ile dolanmak, tavaf etmek. Kendini çevirmek, dönmek.
SARILMAK
Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.
DOLANIVERMEK
Çabucak veya kısa zamanda dolanmak.
DOLANABİLMEK
Dolanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
HERLENMEK
Dönmek, dolanmak.
VOLTA
Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.
DOLANIŞ
Dolanma işi.
BURLANMAK
Dolanmak, dolaşmak.
FIRLANMAK
Dönmek, dolaşmak, gezmek. Başı dönmek. Dolanmak, gezmek. Dönmek. Dönmek; dönüp dolaşmak. Fırlamak, saldırmak - fırlan! Fırla! (Çayağzı).
DOLANDIRMAK
Dolanma işini yaptırmak. Birisini aldatarak parasını veya malını elinden almak. Dolaştırmak.
FILLANMAK
Çevresinde dönmek, dolanmak.
SARMAK
Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak, çevrelemek. Kuşatmak, çevirmek, ihata etmek. Şerit, ip vb. şeyler dolaşmak. Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak. Hoşuna gitmek, zevkini okşamak. Kucaklamak. Yumak yapmak. Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek. Sarılıp tırmanmak. Sözle saldırmak, tedirgin etmek. Saldırmak, hücum etmek. Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek. Örtmek. Taşıt tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak. Dolayında yer almak. Yayılıp etkisi altına almak, kaplamak.
CEVELAN
Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.
GILLANMAK
Tüylenmek. Yuvarlanmak: Tepeden taş gıllandı. Dönmek, dolanmak. Alay etmek.
ZİGGURAT
(Mimarlık) Sümerlerde dörtköşe tasarlı, yapı çevresinden yukarı çıkan dolanmalı bir yolu bulunan, piramide benzer tapınak.
TOLANMAK
Daire çizerek yürümek, dolanmak// tolanmak furlanmak: iyice araştırmak.
AYLANMAK
Bir yerin çevresinde dolanmak.
HERRENMEK
Dolanmak.
PIRLANMAK
Bir şeyin ya da kimsenin çevresinde dönüp dolaşmak. Bir işin yapılması ya da bir suçun bağışlanması için bir kimsenin çevresinde dönüp dolaşmak, yalvarmak. Eskimek, yırtılmak. Dolanmak, dönmek.