Kelimeler arşivi içinde; başında "dolama" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. dolama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dolama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dolama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DOLAMALI
DOLAMAÇ, DOLAMAK, DOLAMAN, DOLAMAŞ
DOLAMA
DOLAMA
Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.
DOLAMAÇ
Dolambaçlı yol. Dönemeç, viraj: Otobüs dolamaçta yuvarlanmış. Saklambaç oyunu. Dolambaçlı, iğri büğrü, karışık.
DOLAMAN
Dönemeç, viraj. Şişman adam. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. Tuberaceae familyasından patatesi andıran, ilkbaharda bol olarak yetişen ve yenen mantarlar. Keme, domalan.
DOLAMAK
İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak. Sarmak, kavuşturmak.
DOLAMALI
Enderun koğuşlarından büyük ve küçük oda'lar içoğlanlarına, taşıdıkları giysiye göre verilen ad.
DOLAMAŞ
Dönemeç, viraj.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANDİKLEMEK
Vermek: Borcunu dandikle. Yazmayı çeneden başlayarak başa dolamak.
SARILMAK
Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.
TOLAMA
İş önlüğü. Parmak uçlarında, tırnak *diplerinde şişmeyle oluşan bir çeşit çıban, dolama.
İLİNDİRMEK
Başına dolamak, başına belâ etmek.
ARŞIN
Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü. 40 cm.lik uzunluk ölçüsü. Açılmış iki kol arasındaki uzunluk. 65 cm. lik uzunluk ölçüsü. Büyük adım. 12 karış. 75 cm.lik uzunluk ölçüsü. Boya olarak kullanılan kiremit renginde toprak. Arşın, yaklaşık 68 cm.lik uzunluk ölçüsü. İki ucu çatallı, ip dolamaya yarayan çubuk.
KOKUNUKLUK
Dolamh bileşiklerde, pi-eksiciklerinin bütün dolama yayılması olayı. Buna ilişkin kimyasal özellikler.
ARDMAK
Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.
DOLAM
Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.
POŞU
Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.
DOLAYABİLMEK
Dolamaya gücü yetmek.
VİRDİZEBAN
Dile dolama, dilden düşürmeme.
DİLLENGEÇ
Diline dolama.
KIYLAMA
Parmak uçlarında çıkan iltihaplı yara, dolama: Ayşenin parmağında kıylama çıkmış.
VOLTA
Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.
TOLUKLAMAK
Çevirmek, sarmak, dolamak.
VİRT
Dinî bir sözü sürekli tekrarlama. Çok tekrarlama, diline dolama.
MAVİLEŞTİRME
Mavileştirmek işi. Biçimleme ve dolama sonucunda görülen içgerilimleri gidermek için, düşük sıcaklıklarda, yaylara uygulanan gerilim giderme işlemi.
ÇIRMAMAK
Sarıp sarmalamak, dolamak.