Kelimeler arşivi içinde; başında "doksan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. doksan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu doksan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde doksan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DOKSANARLI, DOKSANINCI
DOKSANDAN, DOKSANLIK
DOKSANAR
DOKSAN
DOKSAN
Seksen dokuzdan sonra gelen sayının adı. Dokuz kere on, seksen dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 90 ve XC rakamlarının adı.
DOKSANDAN
Kalenin yan direkleri ile yere koşut olan üst direği arasındaki 90 derecelik sol-sağ iki açıdan topun tümünün kaleye girmesi durumu.
DOKSANAR
Doksan sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine doksan, her defasında doksanı bir arada olan.
DOKSANINCI
Doksanın sıra sıfatı, sırada seksen dokuzuncudan sonra gelen.
DOKSANLIK
İçinde doksan tane bulunan. Doksan yaşında olan.
DOKSANARLI
Doksanar doksanar sıralanmış. Her biri doksan birimden oluşan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOKSAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOKUZAN
Doksan. Doksan, 90.
DOKZAN
Doksan (Simav).
BİNİNCİ
Bin sayısının sıra sıfatı, sırada dokuz yüz doksan dokuzuncudan sonra gelen.
DOKUSAN
Doksan.
YÜZÜNCÜ
Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen.
TUTİNAME
Bir büyük öykü içinde, doksan kadar masalımsı küçük öykü bulunan bir halk masal kitabı.
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.
DOHSAN
Doksan. Eski türkçe tokuz-on: doksan.
BİN
Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Pek çok, çok sayıda. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı.
TESPİH
"Süphanallah" sözünü söyleme. Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genel olarak otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi.