Sonu DİZİLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dizili" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dizili ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dizili olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dizili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DİZİLİ

Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep.

  -   -   -  

Anlamında DİZİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİZİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİTİŞTİRİM

Bir kalıbın dizilim işlevi ya da yarıanma imlerini kullanmadan yazılış biçimi. yarıanma imleri.

ÇİÇHOLA

Ortadan kesilerek dizilip, fırında kurutulmuş armut.

CEREK

Boyunduruğu dövene bağlayan, uzunluğu hayvanların boynuna göre değişen bir ağaç. İnce uzun, yuvarlak sırık, dilme. Çatılarda kullanılan ağaç. Taze çam fidanı. Ağaçlar dizilip üzerine toprak doldurularak yapılan döşeme: Bizim cerek çöktü, tazelenecek. Baş parmakla işaret parmak arasındaki uzunluk. Eşini kaybetmiş kekliğin feryadı. Kaburga kemiği: Damda geçi yayılır - cerekleri sayılır - Dama çıkma Fadimem - Seni gören bayılır. Bostan ve tarlalara yapılan basit kulübe, gölgelik. Kesilmiş, budanmış ince ağaç, sırık. Çatıların kapatılmasında kullanılan ince, uzun sırık. Üzerine çarşaf, havlu ve benzerleri eşya atılan ağaç. Evin tavanına atılan ince uzun ağaç, kiriş (Kaman). Halk dilinde Tuzlanmış pastırmalık etlerin yıkama işleminden sonra kurutulması amacıyla asıldıkları ahşap veya madeni askı. Mutfak ve odaların yüksekçe bir kesimine üzerine eşya asmak için çakılan bilek kalınlığında uzun bir çıta. (Salman Akkuş Ordu).

BÖLÜT

Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka.

DİNGE

Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.

BİYAPRAK

Yaprakları halka dizilişli, genellikle akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi.

DOLAMLILAR

Öğecikleri tek ya da birkaç dolam biçiminde dizili özdecikler.

ELLİBİR

Eldeki dizili kâğıtların sayısal toplamı elli bir olduğunda açılmasına ve geri kalan kâğıtların elden çıkarılmasına dayalı bir tür iskambil oyunu.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

SIRALI

Sıralanmış, düzenlenmiş, dizili. Yere, zamana, konuya, yönteme uygun olan.

DİVERGENS

I.Protein ya da nükleotit dizilişindeki sapmalar. Aynı kökenli organizmaların çeşitli etkiler sonucu farklı görünüşte olmaları. 3.Aynı türden ilgili gen ya da proteinlerin ayrılması. Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış.

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

ANTİKODON

mRNA üzerindeki kodonun tRNA' daki tamamlayıcısı olan üçlü nükleotit grubu. tRNA'daki üçlü baz dizilişi. Transfer RNA'da mRNA'daki kodonun tamamlayıcısı olan ve aminoaside özgü olan üçlü nükleotit.

ANKİLODONTİ

Diş dizilimdeki düzensizlik.

MÜRETTEP

Dizilmiş, dizili. Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış (iş). Sonradan düzenlenmiş, derlenmiş.

DİSPLAZİ

Hücre ve dokuların bozuk veya kusurlu gelişimi, yetersiz veya eksik gelişme. Kronik irritasyonlar, kronik yangılar ve beslenme bozukluğu gibi nedenlerle, hücre ve dokuların bozuk veya normal dışı gelişimi. Dokuyu oluşturan hücrelerin uygun olmayan dizilişini, hücrelerin biçim, büyüklük ve boyanma yönünden bir örnek olmamasını ifade eder.

BİTKİKESENGİLLER

Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) üst familyasından, gagaları kuvvetli ve dişli, Güney Amerika'da yaşayan bir familya. Şili bitkikesen kuşu (Phytotoma rara) türü iyi bilinir.

ASLANKULAĞI

Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki.

DOMUZCUK

Çocukların oynadığı bir oyundur. Kazılan çukur üzerine çubuklar dizilir. Bu çubukların üstünde gezerken kim çukura düşerse o domuzcuk olur. Hep birden domuzcuk diye bağrılır.

DİZİLİVERME

Dizilivermek işi.