Kelimeler arşivi içinde; başında "dizgin" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. dizgin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dizgin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dizgin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİZGİNLENEBİLMEK, DİZGİNLEYEBİLMEK, DİZGİNLEYİVERMEK
DİZGİNLENEBİLME, DİZGİNLEYEBİLME
DİZGİNLENMEK, DİZGİNLETMEK
DİZGİNLEMEK, DİZGİNLENİŞ, DİZGİNLENME, DİZGİNLETME, DİZGİNLEYİŞ
DİZGİNKALE, DİZGİNLEME
DİZGİNSİZ
DİZGİN
DİZGİN
Gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış.
DİZGİNLEME
Dizginlemek işi.
DİZGİNKALE
Ağrı ili, Sarısu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DİZGİNSİZ
Dizgini olmayan. Aşırı olan, ölçüsüz.
DİZGİNLENMEK
Dizginleme işi yapılmak veya dizginleme işine konu olmak.
DİZGİNLEYİVERMEK
Koşuvermek: Hüsnügil tepecikten dizginleyiverdi. Fazla yük yüklenen hayvan dizlerini bükerek yürümek.
DİZGİNLENEBİLME
Dizginlenebilmek işi.
DİZGİNLEYEBİLME
Dizginleyebilmek işi.
DİZGİNLENİŞ
Dizginlenme işi.
DİZGİNLENEBİLMEK
Dizginlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİZGİNLENME
Dizginlenmek işi.
DİZGİNLETMEK
Dizginleme işini yaptırmak.
DİZGİNLEYEBİLMEK
Dizginleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİZGİNLETME
Dizginletmek işi.
DİZGİNLEMEK
Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.
DİZGİNLEYİŞ
Dizginleme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİZGİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FRENUM
Gem, dizgin.
DİPGÜN
Yular ve dizginin elle tutulan kısmı.
TERBİYEBAŞLIĞI
Dizginin başlık kısmı. (Amasya).
CİLAY
Dizgin.
TERBİYE
Eğitim. Görgü. Hayvanı alıştırma. Araba hayvanlarının dizginleri. Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler içinde bir süre bekletme. Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma.
FRENULUM
Gemcik, dizgincik. Küçük ve kısa bağ, herhangi bir organ veya oluşumun hareketlerini sınırlayan bağ biçimini almış küçük mukoza veya deri kıvrımı.
ILGAR
Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması. Atla ansızın yapılmış olan doludizgin saldırı.
UYAN
Atın gem, dizgin gibi takımları. At yuları. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana). Dizgin, gem, yular.
CİLAV
Alevli ateş. Pekmez şerbeti. Cila. Dizgin.
HABENA
Dizgin, şerit.
YEDEYH
Eski türkçe yetgek: yedek; dizgin.
NOHDA
Gem, dizgin.
ÇEKBENİ
Yularlı bir hayvanı dizgininden asılarak getirmek: Ali katırı buraya çekbeni.
CİLOV
Dizgin: Atın cilovunu getir. Ateşin alev ve parıltısı.
CİLOY
Dizgin. At gemi. (Çağlayan Kars).
HABENULA
Küçük dizgin.
UYANLAMAK
Hayvana gem vurmak. Ağzına gem takılmak, dizgin vurulmak.
TIĞLAMAK
Gözetlemek. Ekin yeni fışkırmak. Yığmak. Yara çok ağrımak. Birini izlemek. Ekini yığın yapmak. Aşırı yüklemek. Tığlamak; burnunun doğrultusuna doludizgin gitmek.
TARTMAK
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.
ÇILBIRLAMAK
Hayvanları yürütmek için dizginleriyle vurmak.