Kelimeler arşivi içinde; başında "diri" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. diri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu diri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde diri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİRİLDİRİNİLMEK
DİRİLDOĞABİLİM
DİRİLTİVERMEK, DİRİLTEBİLMEK
DİRİLEBİLMEK, DİRİLTİVERME, DİRİLTEBİLME, DİRİLİVERMEK
DİRİLEBİLME, DİRİLİVERME
DİRİLKİMYA, DİRİLFİZİK, DİRİLEŞMEK, DİRİLÇOĞUZ, DİRİLTMECE
DİRİLEŞME, DİRİLTMEK
DİRİMSEL, DİRİLMEK, DİRİLTME, DİRİMLİK, DİRİBAĞI, DİRİKSEL, DİRİKLİK
DİRİLİŞ, DİRİKÖK, DİRİLME, DİRİKER, DİRİMLİ, DİRİLİK, DİRİCEN, DİRİCAN, DİRİBAŞ
DİRİ
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.
DİRİLEŞMEK
Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.
DİRİLDOĞABİLİM
Canlı organizmalardaki doğabilimsel işlevleri inceleyen bilim dalı.
DİRİLTİVERME
Diriltivermek işi.
DİRİLEBİLMEK
Dirilme olasılığı bulunmak.
DİRİLTEBİLME
Diriltebilmek işi.
DİRİLTMECE
Unutulmuş, ölmüş sayılan eski bir sözcüğü yeniden kullanarak ona yaşama olanağı kazandırma.
DİRİLEBİLME
Dirilebilmek işi.
DİRİLTEBİLMEK
Diriltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİRİLDİRİNİLMEK
Diriltilmek.
DİRİLÇOĞUZ
Canlıları oluşturan önbesi, çekirdek ekşiti gibi iri özdecikler.
DİRİLKİMYA
Canlıların kimyasal yapısını inceleyen bilim dalı. Canlı özdeklerdeki etkileşmelerin, oluşum, gelişim gibi süreçlerin kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalı.
DİRİLİVERMEK
Çabucak veya ansızın dirilmek.
DİRİLİVERME
Dirilivermek işi.
DİRİLTİVERMEK
Çabucak veya ansızın diriltmek.
DİRİLFİZİK
Canlılardaki fiziksel olayları inceleyen bilim dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATRAKSİYON
Eğlendiri.
ADLANDIRILMAK
Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.
AZRAİL
Tanrı buyruğu ile insanların canını almakla görevlendirilen melek, alıcı, can alıcı.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
BASÜBADELMEVT
Diriliş.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
BAĞIRSAK
Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.
AVLAMA
Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
ADLANDIRILMA
Adlandırılmak işi, isimlendirilme.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
AVLAMAK
Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.