DİRİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "diri" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. diri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu diri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde diri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DİRİLDİRİNİLMEK

14 harfli kelimeler

DİRİLDOĞABİLİM

13 harfli kelimeler

DİRİLTİVERMEK, DİRİLTEBİLMEK

12 harfli kelimeler

DİRİLEBİLMEK, DİRİLTİVERME, DİRİLTEBİLME, DİRİLİVERMEK

11 harfli kelimeler

DİRİLEBİLME, DİRİLİVERME

10 harfli kelimeler

DİRİLKİMYA, DİRİLFİZİK, DİRİLEŞMEK, DİRİLÇOĞUZ, DİRİLTMECE

9 harfli kelimeler

DİRİLEŞME, DİRİLTMEK

8 harfli kelimeler

DİRİMSEL, DİRİLMEK, DİRİLTME, DİRİMLİK, DİRİBAĞI, DİRİKSEL, DİRİKLİK

7 harfli kelimeler

DİRİLİŞ, DİRİKÖK, DİRİLME, DİRİKER, DİRİMLİ, DİRİLİK, DİRİCEN, DİRİCAN, DİRİBAŞ

6 harfli kelimeler

DİRİCE

5 harfli kelimeler

DİRİĞ, DİRİM, DİRİK, DİRİL

4 harfli kelimeler

DİRİ

Bazı kelimelerin anlamları

DİRİ

Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.

DİRİLEŞMEK

Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.

DİRİLDOĞABİLİM

Canlı organizmalardaki doğabilimsel işlevleri inceleyen bilim dalı.

DİRİLTİVERME

Diriltivermek işi.

DİRİLEBİLMEK

Dirilme olasılığı bulunmak.

DİRİLTEBİLME

Diriltebilmek işi.

DİRİLTMECE

Unutulmuş, ölmüş sayılan eski bir sözcüğü yeniden kullanarak ona yaşama olanağı kazandırma.

DİRİLEBİLME

Dirilebilmek işi.

DİRİLTEBİLMEK

Diriltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİRİLDİRİNİLMEK

Diriltilmek.

DİRİLÇOĞUZ

Canlıları oluşturan önbesi, çekirdek ekşiti gibi iri özdecikler.

DİRİLKİMYA

Canlıların kimyasal yapısını inceleyen bilim dalı. Canlı özdeklerdeki etkileşmelerin, oluşum, gelişim gibi süreçlerin kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalı.

DİRİLİVERMEK

Çabucak veya ansızın dirilmek.

DİRİLİVERME

Dirilivermek işi.

DİRİLTİVERMEK

Çabucak veya ansızın diriltmek.

DİRİLFİZİK

Canlılardaki fiziksel olayları inceleyen bilim dalı.

  -   -   -  

Anlamında DİRİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATRAKSİYON

Eğlendiri.

ADLANDIRILMAK

Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.

AZRAİL

Tanrı buyruğu ile insanların canını almakla görevlendirilen melek, alıcı, can alıcı.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

BASÜBADELMEVT

Diriliş.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

BAKTERİ

Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

BAĞIRSAK

Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ARASAT

Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.

ADLANDIRILMA

Adlandırılmak işi, isimlendirilme.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

ANÜS

Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

AHİRET

Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.

AVLAMAK

Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.