DİPLE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "diple" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. diple ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu diple ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde diple olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

DİPLENMEK

8 harfli kelimeler

DİPLEMEK

7 harfli kelimeler

DİPLEĞİ, DİPLEME, DİPLEYE, DİPLEYİ

6 harfli kelimeler

DİPLEK, DİPLEN

5 harfli kelimeler

DİPLE

Bazı kelimelerin anlamları

DİPLE

İçine ceviz, badem konulan ve baklavaya benzeyen bir çeşit tatlı.

DİPLEĞİ

Etsiz lahana yemeği.

DİPLEYE

Kesilen ağacın toprağın üstünde kalan kısmı, dip kütüğü.

DİPLEME

Diplemek işi.

DİPLEYİ

Etsiz lahana yemeği.

DİPLEN

Kısa boylu, şişman kişi.

DİPLEMEK

Bitkiyi kökünden sökmek. İçilecek bir şeyi dibine kadar içmek.

DİPLEK

Esaslı, köklü, temelli. Bu işi diplek gör. Kısa boylu, şişman kişi.

DİPLENMEK

Yerleşmek, durumunu düzeltmek.

  -   -   -  

Anlamında DİPLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİPLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PLANGİ

Kumaşın belirli bölümlerini diplerinden iple boğarak boyaya atma ve boyadan çıkan kumaşın bağlı yerlerini çözme yoluyla uygulanan bezeme tekniği, a. bk. batik, ikat.

GELİNTIRNAĞI

Baharda kırlarda açan, çiçeklerinin ucu mor, dipleri beyaz bir çeşit çiçek.

EĞDİ

Yüksek dallardaki meyveleri toplamaya yarayan çatal ağaç. Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç. Sakaların kullandıkları su omuzluğu. Peteklerden bal almakta kullanılan eğri uçlu demir araç. Kaşık, kepçe ve tabak yapmak için kullanılan ağız kısmı yarım ay biçiminde araç. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Kuzköy Akkuş Ordu). Ağaç, oymakta kullanılan oluklu âlet. Ucu eğri ağaç, gelberi.

GONUR

Siyah, kalın kabuklu, bol sulu bir çeşit üzüm. Yanmış kömür. Kızıl kahverengi. Koyu kahverengi. Siyah-beyaz renk. Boz renk. Kestane rengi. Sarı renk. Koyu kırmızı. Boynuz dipleri, yüzü, bel çizgisi, gerdanı sarıya yakın, diğer yerleri siyah sığır. Koyu kumral.

KEFEKE

Kolay işlenilen yumuşak taş. Diş diplerinde olan taş.

EYDİ

Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç.

EŞİK

Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak. Kapı ağzında basamağın konulabileceği yer. Başlangıç yeri, başlangıç noktası, yakını. Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran tümsek biçiminde, üzeri çoğu kez düz kabartılar. Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü. Bir tepkinin başlamasında, ortaya çıkmasında etkili olan ruhsal, fizyolojik nokta. Odun kesmek için kullanılan üç ya da dört ayaklı sehpa. Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı. Taneleri alınmış mısır sapı, koçan. Etraf, çevre. Dış, dışarı. Ayakkabı ökçesi. Merdiven. Ev girişi. Işık. Kapı girişi, eşik. Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri. Bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye, ses eşiği gibi. Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Özellikle çarpışma olaylarında, yükünleşme, uyarma gibi işlemlerin ilk olabildiği erke. Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. 4000 A° ile 8000 A° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Dekorda tek basamağa verilen ad. (Mimarlık) Bir kapının alt kenarına gelen ve döşeme düzeyinden birkaç santim yüksekliği olan taş, tahta ya da madenden parça. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Canlıda tepki uyandırabilmek için gerekli olan en zayıf güçlü uyaran. l. Kapı çerçevesinin alt ve üst kısımları. (Aksaray Niğde). Sazların göğsündeki üzerinden teller geçen tahta parçası. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).

İKİLAMAK

Mısırların, sebze fidelerinin diplerini ikinci kez doldurmak, çapalamak.

HEYREK

Bağ çubuğunu kökünden koparmaksızın orta yerinden toprağa gömerek köklendirme usulü, daldırma. Dilmeler üzerine kaldırılan üzüm çubukları. Fidanların düzgün yetişmesini sağlamak için diplerine çakılan kazık. Zayıf, cılız. Anormal şekilde büyüyen hayvan.

GELİNSAÇI

Baharda kırlarda açan, çiçeklerinin ucu mor, dipleri beyaz bir çeşit çiçek.

AYA

Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi. Yaprakların düz ve parlak bölümü. Ayak tabanı.

SÜRME

Sürmek işi. Sürülerek kullanılan. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is.

KİRPİDİN

Bahçelerde sebze diplerini çapalamakta kullanılan bir ağzı kesere benzer, öbür ağzı sivri demir araç, çapa.

KAPAKLAMAK

Sebze dipleri sulandıktan sonra çatlamak. Ayak bir yere takılarak yüzüstü düşmek, kapaklanmak. Çelikçomak oyununda 20 sayı elde etmek: Bir defa kapakladık.

BATİSKAF

Deniz diplerinde inceleme yapmak için kullanılan araç.

ŞELF

Karaları çevreleyen ve karalardan sayılan, 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri.

AFAR

Ispanak ve benzeri sebzelerle yapılan börek, pide. Diş diplerine biriken sert kir, tartre. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.

LONGAZ

Tepeler arasındaki çukur yerler, uçurum. Suların en derin yeri. Deniz kıyılarında kayaların diplerindeki derin yerler.

MELKİ

Çam ve çalı diplerinde biten, kırmızı renkli, yenilen bir çeşit mantar. Al, yenilebilen bir çeşit mantar. Belki.

ÜDEBA

Yazarlar, edipler.