DİLSİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dilsi" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. dilsi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dilsi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dilsi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DİLSİ

Dili andıran, dile benzeyen, dil gibi.

DİLSİZ

Konuşma engelli, konuşamayan, ahraz. Ses çıkarmayan, sessiz olan (kimse).

DİLSİZDAĞI

Rize şehri, Kalkandere belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DİLSİZLİK

Dilsiz olma durumu.

DİLSİTAN

Gönül alan güzel.

  -   -   -  

Anlamında DİLSİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİLSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LALÜEBKEM

Dili tutulmuş, konuşamaz duruma gelmiş, dilsiz.

EBU

Şaşma bildirir ünlem. Korku bildirir ünlem. Dilsiz.

AVALLA

Sağır ve dilsiz.

TAT

Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum. Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar. Dilsiz. Hoşa giden durum, lezzet, zevk. Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı. Tatlılık.

CALAY

Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi.

ARGAZ

Dilsiz. Zayıf, cılız, sıska.

AHRAZ

Dilsiz (kimse). Sağır ve dilsiz (kimse).

DAGAL

Ahmak, saf, bön, şaşkın, sersem. Sağır, dilsiz. Şiddetli rüzgâr, fırtına.

DADA

Büyük kardeş, ağabey. Bebek, bir aylıktan iki yaşına kadar olan çocuk. Hala. Teyze. Yaşlı kadınlara saygı hitabı olarak kullanılır. Delikanlılara hitap olarak kullanılır. Dilsiz. Küçük çocuklara verilen ufak tefek hediyeler. Birini oyalamak, kandırmak için söylenen tatlı söz, gösterilen iyilik, verilen yiyecek: Bu söze inanmam ağzıma dada çalıyor. Yemek. Küçük çocuklara verilen tatlı yiyecekler, tatlı. Çocuk maması. Ahmak, saf, bön, şaşkın, sersem. Bebek, küçük çocuk. Balıkesir kenti, Kireç bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

AHRAS

Dilsiz, sağır ve dilsiz.

AHRES

Dilsiz, sağır ve dilsiz.

DİLLEMEZ

Dilsiz.

HABU

Bu, işte. Dilsiz. İşte bu, işte.

DİLCEK

Geveze. Dilsiz. Küçükdil. Bademcik.

LAL

Dili tutulmuş, konuşamaz duruma gelmiş, dilsiz. Parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi olan değerli bir taş. Bu taşın renginde olan. Kırmızı renkli bir tür mürekkep.

ANRAMAK

Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Boşalmak, sessizleşmek: Komşular gidince evimiz anradı kaldı. Sağırlaşmak, dilsiz kalmak (ilenç olarak), inşallah anrarsın. Çoğalmak, gürleşmek. Homurtulu ses çıkarmak, haykırmak, kükremek.

EHREZ

Dilsiz.

CILDIR

Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi. Az akan su. Dönek adam. Azalan su.

AKRAZ

Dilsiz.

IBI

Sinsi, kurnaz. Sağır ve dilsiz.