Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dikmek" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dikmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dikmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dikmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
ENDİKMEK
Şaşırtmak. Duraksamak, kararsız olmak. Sabırsızlanmak. Utanmak, sıkılmak. Aklı başına gelmek, uyanmak. Herhangi bir şey karşısında reflekssiz hareket yapmak. Şaşalamak, acemilik göstermek, şaşırmak, mütehayyir olmak; tevahhuş etmek.
DERDİKMEK
Dertlenmek, ağlamaklı olmak, derdini anlatmak: Boşuna derdikip durma, senin derdine kim yanacak. İçlenmek, dert edinmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİKMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SIRIKLAMAK
Fasulye, domates vb. bitkilerin tutunması, dallarının desteklenmesi için yanlarına sırık dikmek, hereklemek. Aşırıp götürmek, çalmak.
ÇUVALDIZ
Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.
DİKME
Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
FİDELEMEK
Fidan dikmek.
ÇIRPMA
Çırpmak işi. Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılmış olan dikiş biçimi.
GÖÇERMEK
Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek. Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
KÖKLEMEK
Ağaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek. Bağ çubuklarını veya fidanları köklendirip dikmek. Sazı kurmak. Motorlu araçlarda gaz pedalına sonuna kadar basmak. Toprakta kalan bitki köklerini ayıklamak. İnce saç örgülerinden birkaçını yeniden bir arada örmek. Minder, şilte vb.nin iki yüzünü yer yer dikişlerle tutturmak.
OYULGALAMAK
Gelişigüzel dikmek. Saplamak, sokmak.
KAZIL
Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim.
KÖPÜLEMEK
Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek.
KÖKERTMEK
Köklemek. Fide, sebze veya asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek.
ÇİÇEKLEMEK
Çiçek dikmek. Çiçekle donatmak.
SIRIMAK
Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı dikmek. Sağlam ve sıkıca dikmek.
KATGÜT
Ameliyatlarda yaraları dikmek için kullanılan, kedi bağırsağından yapılmış iplik.
DİKEÇ
Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir. Kazık, sırık, ağaç çubuk.
EMEN
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur.
KIVIRMAK
Herhangi bir şeyi bükmek. Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek. Yapmak istememek, yan çizmek. Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek. Kenarından katlamak. Saptırmak, çevirmek. Uydurup söylemek. Dolandırmak. Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek.
REKZETMEK
Dikmek, saplamak, kurmak.
GÖÇÜRMEK
Göçmesine sebep olmak. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikmek, göçermek. Yiyip bitirmek. Çökertmek.