Kelimeler arşivi içinde; başında "dikme" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. dikme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dikme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dikme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİKMENKIRI, DİKMESÖĞÜT
DİKMENCİK
DİKMEÇAY, DİKMELER, DİKMELİK, DİKMENLİ, DİKMETAŞ
DİKMECE, DİKMELİ
DİKMEK, DİKMEN
DİKME
DİKME
Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
DİKMENKIRI
Tavşan.
DİKMENCİK
Diyarbakır ilinde, Çınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Sivas ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
DİKMECE
İki kulplu süt tavası. Hatay şehrinde, Serinyol nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DİKMELİ
Düzce şehrinde, Çilimli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya ili, Hatip nahiyesine bağlı bir bölge.
DİKMESÖĞÜT
Yozgat şehrinde, Kadışehri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DİKMETAŞ
Bayburt şehrinde, Demirözü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bayburt şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum şehrinde, Pazaryolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gaziantep ilinde, Doğanpınar nahiyesine bağlı bir bölge.
DİKMEÇAY
Sivas şehri, Sincan bucağına bağlı bir yer.
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
DİKMENLİ
Artvin kenti, Zeytinlik nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DİKMELİK
Fidanlık.
DİKMEN
Koni biçiminde tepe. Sinop iline bağlı ilçelerden biri.
DİKMELER
Balıkesir kenti, Savaştepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİKME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİKTİRMEK
Dikme işini yaptırmak.
DİKİM
Dikme işi. Bitki dikme işi.
ETRİYE
Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı.
DİKİŞ
Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.
DELGİÇ
Ucu sivri demirli, ağaçtan tutacak yeri olan ve tütün dikmeye yarayan araç.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
EMEN
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
AMUT
Dik durma. Dikme.
GÖÇERME
Göçermek işi. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikme.
DİKİLMEK
Dikme işi yapılmak. Dikme işi yapılmak. Ayakta durmak. Karşı koymak, engellemek. Dik duruma gelmek. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak.
ÇİÇEKLEMEK
Çiçek dikmek. Çiçekle donatmak.
ÇUVALDIZ
Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.
FİDAN
Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.
FİDANLIK
Fidan yetiştirilen yer, dikmelik.
FİDELEMEK
Fidan dikmek.
ÇIRPMA
Çırpmak işi. Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılmış olan dikiş biçimi.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
DİKEÇ
Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir. Kazık, sırık, ağaç çubuk.