Kelimeler arşivi içinde; başında "dikkat" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. dikkat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dikkat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dikkat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİKKATSİZLİK
DİKKATLİLİK, DİKKATSİZCE
DİKKATLİCE
DİKKATSİZ
DİKKATLE, DİKKATLİ
DİKKAT
DİKKAT
Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.
DİKKATSİZCE
Dikkatsiz bir biçimde.
DİKKATLİ
Dikkat eden, özen gösteren (kimse). Dikkat ederek.
DİKKATLİLİK
Dikkatli olma durumu.
DİKKATLE
Dikkatli bir biçimde.
DİKKATLİCE
Dikkatli bir biçimde.
DİKKATSİZ
İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz.
DİKKATSİZLİK
Dikkatsiz olma durumu, dalgınlık, savrukluk, özensizlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİKKAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CART
Sert bir şey yırtılırken çıkan ses. Hoşa gitmeyen, dikkat çeken renk.
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
DAKİK
Düzenli işleyen, aksamayan. Zamanı kullanmada çok dikkatli olan, her şeyi zamanında yapmaya özen gösteren.
DALGACI
İşine gereken önem ve dikkati göstermeyen (kimse). Alay eden (kimse).
ASONANS
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.
ÇARPICI
Etkili, dikkat çeken, sansasyonel. Etkili bir biçimde.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
ETKİNCİ
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist.
DALGIN
Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.
GAFİLANE
Dikkatsizlikle, gaflet içinde bulunan kimseye yakışan bir biçimde.
ETKİNCİLİK
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştirme, aktivizm. İnsan hayatı ve düşüncesinde başlıca gerçekliğin etki ve eylem olduğunu öne süren öğreti ve dünya görüşü, aktivizm.
GENELGE
Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek, herhangi bir konuda aydınlatmak, dikkat çekmek üzere ilgililere gönderilen yazı, tamim, sirküler.
DİMDİK
Çok dik, mum direk. Sıkıntıları karşılayacak durumda olan, baş eğmeyen, metin. Dikkatli, ısrarlı (bakış). Kaskatı, çok sertleşmiş olarak. Sağlıklı, zinde. Sağa sola sapmadan, dosdoğru. Çok dik bir biçimde.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
CANLI
Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
FİNGİRDEMEK
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.