DİKER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "diker" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. diker ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu diker ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde diker olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DİKER

Aksi, ters kimse.

  -   -   -  

Anlamında DİKER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİKER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOMBAYLAMAK

Su kabını ağıza dikerek su içmek.

ÇİLTE

Şemsiye teli. Çuval. Semerlerin iki tarafına yük bağlamak için takılan urgan. Urgandan ince, çarık bağından kalın ip. Abadan yapılmış geniş şalvar. Yemenilerin yüz kenarını dikerken kullanılan bir tarafı çatal ağaç. Semere yük vurmak için kullanılan ucu çatallı sopa. Mısır kuruduktan sonra koçanlarından tanelerini ayırmak için kullanılan sopa. Seyrek dokunmuş ince, beyaz astarlık bez. Şilte, minder. Şilte. Semer ipi. (Kamanlar, Çağa Güdül Ankara). Sap urganı. (Üreyil Kütahya). Minder. (Tavşanlı Kütahya; Öveçler Kırkağaç Manisa). Çapıtlardan yapılan yol sergisi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

AZGAN

Dikerdi, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı.

BASIRMAK

Kapıyı sürgülemek, desteklemek, mandallamak. Kapamak, örtmek, bastırmak. Dikiş dikerken, yama yaparken kumaşın kenarlarını kıvırarak dikmek, bastırmak. Ekmek pişerken tandırın iyi, sürekli ve düzenli yanmasını sağlamak. Gömmek, defnetmek. Gömmek. Bastırmak, kapatmak, saklamak.

CİLT

Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

BICİ

Sığır karnını portakal büyüklüğünde torbalar halinde dikerek, içerisine bulgur, et, karın parçaları koymak suretiyle yapılan yemek.

BASTANCAK

Küçük çocukların ayakta durabilmeleri için yapılan kafes. Bağ çubuğu dikerken delik açmaya yarayan (ayakla basılarak) ağaç.

YÜKSÜK

Dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç. Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum, kalensöve.

KÜPELİK

Dalyan direklerini dikerken alt ucun batmasını sağlamak için bağlanan taş veya zincir.

ÇEMKİTMEK

Hayvanlar korku duydukları zaman kulaklarını dikerek etrafa sert sert bakmak.

GARDALANDIRMAK

Büzmek: Makine dikiş dikerken gardalandırıyor.

YİVLEMEK

Dikerek eklemek. Bileyerek keskinleştirmek, sivriltmek. Düz bir nesnede oyarak yarık çukur açmak. Köpek koklayarak izlemek.

AĞAÇLANDIRABİLMEK

Bir yeri fidanlar dikerek ağaçlı duruma getirme olasılığı bulunmak.

NEVERT

Dikiş dikerken yapılan baskı.

SÜZÜNMEK

1.Kırıtmak. 2.Gözlerini yere dikerek put gibi durmak. Etkili bakmak. Konuşmadan durmak. Süzülmek.

NEVET

Dikiş dikerken yapılan baskı.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

ÇELİKLEMEK

Çelik dikerek ağaç yetiştirmek.

KURAMAK

Taşınmaz mal, mülk. İki parçayı birbirine dikerek eklemek.