Sonu DEĞİRME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "değirme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu değirme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında değirme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde değirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DEĞİRME

Değirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında DEĞİRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEĞİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOMUZLUK

Hainlik, haincesine inatçılık. Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.

UNLUK

Değirmende unun biriktiği yer. Un yapılmaya elverişli, temizlenmiş (buğday). Ekmek fırınlarında unların bulunduğu bölüm, un deposu.

DEĞİRMENCİLİK

Değirmencinin yaptığı iş.

YÖRE

Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.

SEĞİRDİM

Yaya koşusu. Top atıldığında kundağın geri tepmesi. Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri. Değirmene su veren oluğun eğimi.

AHMETBEYLİ

Hatay şehrinde, Reyhanlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir ilinde, Değirmendere nahiyesine bağlı bir yer.

DEĞİRMENCİ

Değirmen işleten kimse.

BALTACIK

Küçük el baltası. Değirmen taşının ortasında bulunan haç biçimindeki alet.

KÜSTERE

Köstere. Bileği çarkı. Değirmen taşı yapılmış olan taş.

YARMAK

Uzunlamasına bölüp ayırmak. Yarık açmak. Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak. Ortasından, içinden geçmek. Kesip açmak. Derin yara açmak.

DİŞEĞİLEMEK

Dişeği ile değirmen taşı üzerinde diş yapmak, değirmen taşının dişlerini bilemek.

İĞ

Pamuk, yün vb.nden iplik eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve çengelli olan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, kirmen. Değirmen taşının ortasında bulunan ve yukarıdaki üst taşa geçen demir eksen. Araba okunun ekseni. İğ iplik.

ÇÖRTÜ

Değirmende buğday teknesi oluğu.

DEĞİRMENLİK

Değirmende öğütülmek için ayrılmış (tahıl). Bir değirmen taşını işletecek güçte (akarsu).

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

ABARA

Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).

SEPEK

Değirmen taşının ekseni.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

KIRMACI

Giysilere pili yapan kimse. Değirmen işleten kimse, değirmenci. Basılmış formaları katlayan kimse. Kırılmış tahıl satıcısı.

SAVAK

Suyu başka yöne akıtmak için yapılmış olan düzenek. Bir barajın fazla suyunu akıtmak için yapılmış olan düzen. Aptal, salak. Değirmen arkındaki fazla suyun akması için açılan ikinci su yolu.