DESTAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "destan" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. destan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu destan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde destan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DESTANLAŞTIRILMAK

16 harfli kelimeler

DESTANLAŞABİLMEK, DESTANLAŞTIRILMA

15 harfli kelimeler

DESTANLAŞABİLME, DESTANLAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

DESTANLAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

DESTANLAŞMAK

11 harfli kelimeler

DESTANCILIK, DESTANLAŞMA

10 harfli kelimeler

DESTANGELE, DESTANIMSI

9 harfli kelimeler

DESTANSIZ, DESTANSAL, DESTANLIK

8 harfli kelimeler

DESTANLI, DESTANCI, DESTANSI

7 harfli kelimeler

DESTANİ

6 harfli kelimeler

DESTAN

Bazı kelimelerin anlamları

DESTAN

Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope. Bir kahramanlık hikâyesini veya bir olayı anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri. Çağdaş Türk edebiyatında biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrılık gösteren uzun kahramanlık şiiri.

DESTANLAŞABİLMEK

Destanlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DESTANIMSI

Destanı andıran, destana benzeyen, destan gibi.

DESTANLAŞMAK

Olağanüstü kahramanlık ve başarı göstermek.

DESTANSIZ

Destanı olmayan, içinde destan bulunmayan.

DESTANSAL

Destanla ilgili, destana özgü. Destan kahramanına benzer.

DESTANLAŞTIRILMA

Destanlaştırılmak işi.

DESTANLAŞABİLME

Destanlaşabilmek işi.

DESTANCILIK

Destancının yaptığı iş.

DESTANGELE

Tabakhanelerde ıslak derilerin asıldığı ağaç.

DESTANLAŞTIRMAK

Destan olarak anlatmak.

DESTANLI

Destanı olan, içinde destan bulunan.

DESTANLIK

Destan olabilecek nitelikte olan.

DESTANLAŞMA

Destanlaşmak durumu.

DESTANLAŞTIRILMAK

Destan olarak anlatılmak.

DESTANLAŞTIRMA

Destanlaştırmak işi.

  -   -   -  

Anlamında DESTAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DESTAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOZKURT

Birçok Türk destanında yer alan kutsal hayvan. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

HAMASİ

Yiğitlerden ve yiğitliklerden söz eden (destan, şiir). Dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak için abartılı (anlatım).

EPİK

Destansı.

KAVYA

Av bekleme sığınağı, pusuluk. (Sanskritçe) Sanskrit dilinde yazılmış destanlara verilen ad.

DESTANCI

Destan yazan veya anlatan kimse.

DESTEN

Destan.

DESTANİ

Destansı.

SLOKA

(Sanşkritçe) Eski Hint destanlarında kullanılmış olan ve her bir dizesi sekiz + sekiz heceli olan beyit.

EPOPE

Destan.

ÜÇOK

Oğuz Destanı'na göre sol kolda bulunan 12 Oğuz boyuna verilen ad. Şırnak ili, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ERBABİDESDAN

Destan bilen ve anlatan.

DEYİŞET

Mâni, destan, ağıt, şiir, mısra, şarkı, türkü, gazel. Rivayet. Âdet. Atasözü. Tekerleme, fıkra. Şiir.

DÜZMEK

Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek. Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek. Düzene sokmak, düzene koymak, sıralamak, elverişli, uygun bir duruma getirmek. Erkek, cinsel ilişkide bulunmak. Uydurmak.

MANASÇI

Kırgızlar arasında, Manas destanını ezbere anlatan sanatçı.

MAHAKAVYA

(Sanskritçe) Sanskrit dilinde yazılmış destanların büyüklerine verilen ad.

DEYÜŞ

Mâni, destan, ağıt, şiir, mısra, şarkı, türkü, gazel.

ÖTÜKEN

Oğuz Destanı'nda Tiyenşan dağlarıyla Orhun havzası arasında bulunduğu belirtilen, ormanlık, kutsal bölge. Moğ. Yer ilahesi.

DESTANSI

Destan niteliğinde olan, destana benzeyen, destan gibi, destanımsı, destani, epik.

DEYİŞAT

Mâni, destan, ağıt, şiir, mısra, şarkı, türkü, gazel. Konuşma. Çekişme, ağız kavgası. Rivayet. Söz gelişi. Şiir, söz, lâf (dedikodu, havadis).

YAHICI

Çok fazla (sıcak için). Türkü, destan yakan. Türkü, ağıt yakan.