Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dertli" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dertli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dertli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dertli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DERTLİ
DERTLİ
Derdi olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERTLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HINKIRIKLI
Dertli, hastalıklı, öksürüklü.
DERTLİLİK
Dertli olma durumu.
GAİLELİ
Başa dert olan, üzüntü veren, gaile çıkaran. Sıkıntısı olan, dertli.
İĞLÜ
Dertli, gamlı.
YARALI
Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh. Dertli, üzüntülü.
HIRA
Yağda kavrulmuş un çorbası, bulamaç. Cılız, çelimsiz, sıska: Bu çocuk hıra. Kimsesiz çocuk. Küçük (çocuk için): Ali Ağa'nın hıra oğlu. Ortanca (çocuk). Obur, çok yiyen kişi. Dertli kişi. Ağır hareketli, tembel: Hıra adam fazla yol yürüyemez. Ürün. Frengi çıbanı. Hatmi çiçeği. Herhangi bir nedenle değerini kaybetmiş şey. Hırka. Oğlak. Zaif, çelimsiz, sıska.
IĞIMLI
Sürekli hastalıklı, dertli.
IĞLI
Sürekli hastalıklı, dertli.
CIBIŞ
Dertli. Düşünceli.
KARAVELLİ
Dertli, kederli. Âşık öykülerinin içinde, öykünün ana temasından ayrı olarak söylenen ve genellikle gülmeceye dayanan küçük öykü. Çoğu kez bir masaldır, örnek : Pırtlatan pekmez.
DERTLENMEK
Üzüntüye kapılmak, dertli duruma gelmek, kaygılanmak.
IGIMLI
Sürekli hastalıklı, dertli.
HASEK
Ham meyve. Dertli, hastalıklı kişi. Bir çeşit hayvan hastalığı. Zayıf: Hasek koyun davara gitmiyor. Özürlü, zayıf, meyve tanesi (Erzincan Merkez).
DERAMETLİ
Derli toplu yer, şey. Derli toplu kişi. Dertli, kederli kişi.
ÇORLU
Hastalıklı, dertli. Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri.
GÜMANLI
Gebe. Dertli.
MACCALI
Dertli, hastalıklı, yaralı. Kötü adam.
FİRĞET
Dertli, kederli.
YANIK
Yanmakta olan. Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu. Yanmış yer, yanmış olan yerde kalan iz. Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş, kavruk. Duygulu, dokunaklı, acılı, etkili. Verimsiz, kıraç duruma gelmiş olan. Yanmış olan. Rengi koyulaşmış. Bıkkın, üzüntülü, dertli.
BAŞIBÖYÜK
Mihnetli, dertli kişi.