Kelimeler arşivi içinde; başında "derman" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. derman ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu derman ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde derman olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DERMANSIZLAŞMAK
DERMANSIZLAŞMA
DERMANYSSİDAE
DERMANSIZLIK
DERMANSIZCA, DERMANYSSUS
DERMANSIZ
DERMAN
DERMAN
Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.
DERMANSIZ
Bitkin.
DERMANSIZLAŞMA
Bitkinleşme.
DERMANYSSİDAE
Acarina takımıda bulunan, Dermanyssus cinsini içeren, memeli, sürüngen ve kuşlarda parazitlenen, ısırıkları insanlarda ağrılı deri yangılarına neden olan akar ailesi.
DERMANSIZCA
Bitkince.
DERMANSIZLIK
Bitkinlik.
DERMANYSSUS
Dermanyssidae ailesinde bulunan akar cinsi.
DERMANSIZLAŞMAK
Bitkinleşmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAKATSİZ
Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz. Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz bir biçimde.
DAKET
Güç, derman.
BİTKİN
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
KOF
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Güçsüz, dermansız. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse).
BİTKİNCE
Bitkin bir biçimde, dermansızca.
ASTENİ
Düşkünlük, kuvvet, dermansızlık, beden zafiyeti ve enerjinin kaybedilmesi.
HOŞAFLIK
Güçsüzlük, dermansızlık. Hoşaf yapmaya ayrılmış veya elverişli.
MECALSİZ
Güçsüz, kuvvetsiz, dermansız, takatsiz.
BİTKİNLEŞMEK
Bitkin duruma gelmek, dermansızlaşmak.
BİTKİNLEŞME
Bitkinleşmek durumu, dermansızlaşma.
KOFLUK
Kof olma durumu. Bilgisizlik, ahmaklık. İçi boş yer. Güçsüzlük, dermansızlık.
İSKORBÜT
C vitamini eksikliğinden ileri gelen ve dermansızlık, zayıflık, diş etlerinin iltihabı vb. belirtilerle kendini gösteren hastalık.
MECAL
Güç, kuvvet, derman, takat.
BİTKİNLİK
Bitkin olma durumu, dermansızlık, zafiyet.
ÇUT
Sık dişli (adam). Dermansız.
TAKAT
Bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet.
BADAK
Kısa boylu, ufak yapılı, cüce, bodur, tıknaz. Paytak yürüyen, bacakları çarpık olan: Badağın biri hendeği atlayamadı. Tek husyeli hayvan, iyi burulmamış, dişisine yanaşamayan hayvan. Husye, erkeklik bezi. Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Fıtık. Dermansız, takatsız, çevik olmayan. Duygusuz, vurdumduymaz. İki çocuk kardeşlik olmak için serçe parmaklarıyla tutuşma. Bir şeyi uzatmak için yapılan ek, ilâve. Yeni kurutulan üzüm arasında kalan yaş taneler. Bardak. Merdiven, merdiven basamağı. Akran, eş, denk. Çelme, güreşte bacak atma. Toprak testi, küçük testi. İyi enenmemiş, erkeklik bezi tek olan hayvan. Erkeklik bezi. Kısa boylu. Niğde ilinde, Kemerhisar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DARMAN
Derman.
MECALSİZLİK
Argınlık, dermansızlık, takatsizlik.
DEFAR
Çare, derman: Acaba defarı bulunmaz mı?.