Kelimeler arşivi içinde; sonunda "derleme" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu derleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında derleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde derleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DERLEME
Derlemek işi, tedvin. Seçilip toplanmış.
DÖRDERLEME
Bir gazelin her koşasının üzerine ikişer dize eklenerek dördere çıkarılması. (Eklenen dizeler koşanın birinci dizesiyle uyaklanır.).
GİDERLEME
Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. Mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri.
BONDERLEME
Boyamadan önce, metal yüzeylere ince bir fosfat örtü uygulama işlemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DERLENMEK
Derleme işi yapılmak, toplanmak, düzene girmek.
TORLAMAK
Derleyip toplamak, düzenlemek anlamında derlemek sözcüğüyle birlikte kullanılır. Ağa düşüp kalmak.
DERLEYEBİLMEK
Derleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YORUMLAYICI
Girdi olarak verilen deyim ya da yordamları, herhangi bir amaç izlence üretecek biçimde derlemeksizin, doğrudan uygulayan bir izlence, bk. çevirici, derleyici.
DERLEYİCİ
Derleme yapan kimse, derlemeci.
DEVŞİRMEK
Bir araya getirmek, derlemek, toplamak. Katlamak, düzgün duruma getirmek.
DERLETİLMEK
Derleme işi yaptırılmak.
DERİM
Sonbahar ortasında elma derleme günleri. Çadırın etrafını koruyan çul siper. Kuş yemi. Cemiyet, toplantı.
TARAMAK
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek. Dikkatle bakmak, süzmek. Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak. Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek. Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılmış olan inceleme.
DERLETMEK
Derleme işini yaptırmak.
DERLEYİVERMEK
Çabucak derlemek.
TEDVİN
Derleme.
TARAYICI
Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçiren veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit eden kimse.
YARMACA
Buğday, arpa, mısır, bezelye ve benzerleri nin iri çekilmişi, dövmesi. İriyarı, heybetli, kaba saba adam. Kara nohudun döğülmüşü. Yarılıp, içi gösterilerek satılan kesmece, kavun karpuz. Yarılıp da kurutulan incir. Çekirdeksiz kuru kayısı. İriyarı. Bir gazelin her koşasının ortasına iki dize eklenerek dördere çıkarılması. (Eklenenler, koşanın birinci dizesiyle uyaklanır.) bk. dörderleme.
DERLEYİCİLİK
Derleyicinin yaptığı iş, derlemecilik.
DERNEMEK
Toplamak. Dernek, toplamak, derlemek.
HALKBİLİMCİ
Halkbilim alanıyla ilgili araştırma, derleme, incelemeler yapan ve çalışmalarının sonuçlarını, yöntemine uygun bir biçimde açıklayan kişi. bk. özengen halkbilimci, uğraşman halkbilimci.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
DERMEK
Bir araya getirmek, derlemek, toplamak, devşirmek.
DERLEYİŞ
Derleme işi.