Kelimeler arşivi içinde; başında "deneysel" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. deneysel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu deneysel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deneysel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DENEYSELCİLİK
DENEYSELLİK
DENEYSELCİ
DENEYSEL
DENEYSEL
Deneye başvurularak yapılan, deneyle olan, deneyle ilgili, tecrübi, ampirik.
DENEYSELCİ
Deneyselcilik öğretisini benimseyen, eksperimantalist.
DENEYSELCİLİK
Gerçek bilginin ancak deney yoluyla elde edilebileceğini, bilgilerimizin varsayıma dayanan bir nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini, değerler ile ahlaklılığın mutlak değil, toplumsal olduğunu ileri süren öğreti, eksperimantalizm. Gerçek bilginin ancak deney yolu ile elde edilebileceğini; bilgilerimizin varsayımsal nitelik taşıdığını, gerçeğin insan yaşantısının bir ürünü olarak düşünülmesi gerektiğini; değerler ile ahlaklılığın saltık değil, görgül ve toplumsal olduğunu ileri süren öğreti. Yaşantıların, ülküler, değerler ve bilgi yöntemlerinin yeterli bir kaynağı olduğuna inanan, gerçeğin insan yaşantılarından oluştuğunu benimseyen görüş.
DENEYSELLİK
Deneyle ilgili olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde DENEYSEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SOĞUBİLİM
Çok düşük sıcaklıklardaki görüngülleri inceleyen deneysel bilim dalı. Çok düşük sıcaklıklarda gözlenen olaylarla ilgilenen düşük sıcaklıklar bilgisi.
SELEKS
Nükleik asit dizisini genellikle RNA dizisini hızlı bir biçimde deneysel olarak belirleyen bir yöntem.
PARADİZM
Biyokimyada deneysel bir model veya örnek.
İLERLEMECİLİK
Teknolojik, deneysel ve gerçekçi bir dünya görüşünün etkisi altında gelişen, eleştirici ve yaratıcı düşünceye önem veren, öğrencilere günlük sorunlarının çözümü konusunda gerekli bilgi ve becerilerin kazandırılmasını isteyen bir eğitim felsefesi.
KOCHYASALARI
Belli bir mikroorganizmanın, belli bir hastalığın nedeni olarak değerlendirilebilmesi için, dört maddeden oluşan, doğal olgularda ve deneysel olarak ortaya konması gereken kurallar.
TECRÜBİ
Deneye dayanan, deneme ile ilgili, deneysel.
KARŞIDENGELEME
Bir deneylemede deneysel değişkenin uygulanmasına bağlı saptırıcı etkileri dengelemek amacıyla bu etkenin değişik rastlantılı düzenler içinde sunulmasını öngören denetim önlemi, bk. abba düzeni, deneyin denetlenmesi.
FİZİK
Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.
ÇOKOLUK
Deneysel verilerden oluşan ölçüm ya da hesap sonuçlarını değerlerine göre oluklara alarak çözümleyen düzenek.
İÇLEME
Bir deneylemede etkileri araştırılan deneysel değişkenin duruma sokulması, bir kavram ya da öğenin örtük ya da açık biçimde bir yapı ya da kuruluş içine yerleştirilmesi, bk. dışlama.
EKSPERİMANTALİST
Deneyselci.
RASGELSLEŞTİRME
(Deneysel tasarım) Deneklerin, rasgele sayılar çizelgesi kullanılarak bölüntülere dağıtılması.
AMPİRİK
Görgül. Deneysel.
EKSPERİMANTALİZM
Deneyselcilik.
OKSOTREMORİN
Beyindeki muskarinik almaçları seçkin biçimde uyaran ve deneysel olarak parkinson hastalığı oluşturmak için kullanılan bir madde.
EŞLENDİRME
Bir deneylemede deneysel değişkenin işe karıştırılmasından önce deney ve denetim kümelerinin ölçülmekte olan bağımlı değişkeni etkileyebilecek öteki özellikler bakımından eş duruma getirilmesi, bk. denkleştirme.
EŞDEŞ
(Deneysel tasarım) Kesirli yinelemelerde tanımlayıcı ayrımları ve böylece etkileri aynı olan iki ya da ikiden çok işlem birleşimlerinden her biri.
MASUGİNEFRİTİS
Anti-sıçan-böbrek antikorları enjekte edilerek deneysel olarak oluşturulanimmün aracılı böbrek yangısı, nefrotoksik nefritis.
SİDEROZOM
Deneysel olarak oluşan ve demir içeren elektron yoğun partikül; kültürü yapılan hayvan hücrelerinde görülen lizozomal bir yapı.
DAVRANIMCILIK
Ruhbilimin görevini, bilinçlilik durumunu araştırmak yerine, davranımları incelemek biçiminde düşünen, öğrenmenin ve alışkanlıkların yalnızca koşullu uyarımlar olduğunu ileri süren ve yalnız nesnel, deneysel ya da gözleme dayalı yöntemlere değer veren kuramsal görüş.