DEMET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "demet" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. demet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu demet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde demet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DEMETKÜFLER, DEMETLENMEK, DEMETLETMEK

10 harfli kelimeler

DEMETLEMEK, DEMETLENİŞ, DEMETLENME, DEMETLEŞME, DEMETLETİŞ, DEMETLETME, DEMETLEYİŞ

9 harfli kelimeler

DEMETEKEN, DEMETLEME

8 harfli kelimeler

DEMETÇİK

7 harfli kelimeler

DEMETÇİ, DEMETLİ

5 harfli kelimeler

DEMET

Bazı kelimelerin anlamları

DEMET

Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

DEMETLİ

Demet biçiminde olan.

DEMETÇİ

Demet yapan kimse. Harman makinesini ekin demetleriyle dolduran kimse.

DEMETLETME

Demetletmek işi.

DEMETLETİŞ

Demetletme işi.

DEMETLEMEK

Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak.

DEMETLEŞME

Koşut kıvrımların ya da kıvrım demetlerinin, bir yelpazede olduğu gibi birbirinden ayrılması.

DEMETLEME

Demetlemek işi.

DEMETLEYİŞ

Demetleme işi.

DEMETLENİŞ

Demetlenme işi.

DEMETKÜFLER

Yer yer, boncuk dizilmiş tüylerle süslü bir taç ya da bir demet görünüşünde dalcıklarına rastlanan, gerek insan gerekse hayvan vücudunda iç, ya da dışasalak yaşama uymuş birçok türü içine alan asklımantarlar familyası.

DEMETÇİK

Küçük demet.

DEMETLETMEK

Demet yaptırmak.

DEMETLENMEK

Demet yapılmak.

DEMETEKEN

Çabuk, acele: Şu işi demeteken yap.

DEMETLENME

Demetlenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında DEMET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞAKÇIK

Çiçeklerde başağı oluşturan çiçek demeti veya topluluğu.

IŞILDAK

Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör. Parlayan, ışıltılı.

GÜMÜL

Susam ve ekin demeti veya yığını.

LODA

Küme, yığın. Demet. Üzeri toprak ya da otla örtülmüş saman yığını. Taneli veya tanesiz saman yığını.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

DİYAFRAM

Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas. Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha.

KOL

İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm. İş takımı, ekip, grup. Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça. Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça. Dizi, düzen. Kanat. Karakol.

FAVORİ

Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.). Yüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk. Gözde.

KELEP

Büyük iplik çilesi. Bağlam, demet.

HARMAN

Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.

KÖPEKAYASI

Ballıbabagillerden, çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış, güzel kokulu birçok türü olan bir bitki (Marrubium vulgare).

ÇİLE

Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.

DESTE

Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.

ELÇİM

Bir defada ele alınabilecek kadar az olan nesne. Tutam, bir demet, bir parça.

KUYRUK

Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

ANADUT

Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.

LİF

Her türlü maddeyi oluşturan çok ince ve uzun parça. Yıkanmak için kullanılan bitki telleri demeti veya türlü ipliklerden yapılmış örgü. Tel.

KÜLTE

Külçe. Demet, bağlam. Kayaç.

BUKET

Çiçek demeti.

IŞINIM

Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.