Sonu DAĞITMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dağıtma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dağıtma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dağıtma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dağıtma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DAĞITMA

Dağıtmak işi, tevzi.

  -   -   -  

Anlamında DAĞITMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞITMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MANEVRA

Bir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi. İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. Geminin bir yere yanaşmak veya bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. Hareket, gidiş geliş. Lokomotifin, katar katmak veya katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hatta geçmesi. Tatbikat.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

KARIŞTIRICI

İki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı. Ortalığı birbirine katan, fitneci, müfsit. Çeşitli besin maddelerini karıştırma ve çarpma işinde kullanılan araç veya alet.

SAÇMAK

Bir şeyi ortalığa dağıtmak, dökmek. Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak. Işık ve ısı yaymak.

GÜVENCE

Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

SAVURMAK

Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.

DAĞITIŞ

Dağıtma işi.

RONDELA

Sıkıştırılacak parça ile somun arasına konan ve bu somunun parça üzerine uyguladığı kuvveti iletmeye ve dağıtmaya yarayan küçük delikli pul.

NEŞRETMEK

Yaymak, dağıtmak, saçmak. Yayımlamak.

FESHETMEK

Verilmiş bir yargıyı kaldırmak, bozmak. Kapatmak, dağıtmak.

AŞURELİK

Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.

DAĞITIM

Dağıtma işi, tevzi. Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi.

LAĞVETMEK

Bir kuruluşu kaldırmak, işleyişine son vermek. Hükümsüz kılmak, feshetmek, dağıtmak.

DAĞITILMAK

Dağıtma işi yapılmak, tevzi edilmek.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

İMARETHANE

Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu, imaret.

SAÇIŞTIRMAK

Azar azar saçmak, dağıtmak, serpmek. Rastgele saçmak.

HATIL

Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap, tuğla veya beton bağlama ögesi.

FESİH

Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. Dağıtma, dağıtılma.

KEPÇE

Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.