DAĞLI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dağlı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. dağlı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dağlı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dağlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DAĞLI

Dağlık bölge halkından olan. Dağlanmış olan. Dağa ait. Kaba saba, görgüsüz.

DAĞLIÇ

Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun.

DAĞLIK

Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge).

  -   -   -  

Anlamında DAĞLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAĞLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEÇİLER

Keçileri ve çeşitli koyun türlerini içine alan, dağlık, kayalık yerlerde yaşayan, hafif yapılı, çevik, geviş getiren hayvanlar sınıfı.

LAMA

Geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek ve boynu uzun hayvan. Tibetlilerde ve Moğollarda Buda rahibi. Küçük maden ya da cam şerit.

ÇANDAR

Yarı kurumuş, nemli. Yağsız et. Karaman ile dağlıcın birleşmesinden meydana gelmiş bir koyun cinsi. Kadınhanı ve Konya taraflarında yetişen, Karaman ile dağlıcın birleşmesinden meydana delen bir koyun türü. Osmanlı İmparatorluğu zamanında sadrazamlar ve kazaskerler yetiştirmiş büyük bir ailenin adı.

KUZGUN

Ötücü kuşlar takımının kargagiller familyasından, Kuzey Amerika'nın dağlık, fundalık yerlerinde bulunan, tüyleri siyah renkte olup mavi renkte parlayan bir tür kuş, karakarga (Corvus corax).

GICIK

Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.

BOSKO

Sahnede dağlık, açıklık doğayı gösteren arka dekor.

DİLEKLİ

Dilek anlatan kip. inayet ola, Allah versin, Ah bir gitsem gibi. Hakkâri ili, Dağlıca bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas kenti, Koyulhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

BİJİK

Kuyruğu kısa ve yukarı dönük, dağlıç cinsi yerli koyun.

DASAK

Dağlık arazi.

DORUKÇU

Dağlık bölgelerdeki köylülere verilen ad.

AVLAĞI

Ağıl. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Ahırda hayvanların yem yediği yer. Çerçeve, çevre. Kuzu ağılı. Evin bitişiğindeki tarla. Kayalıklar arasındaki geçit: Akkayanın avlağından geçtim. Dağlık yerlerdeki bol otlu düzlük. Av yeri, avı çok olan yer. Bahçe, bağ çevresine ağaç ve ince dallardan yapılan çit. Kıyı. Çalıdan çit. Çorum kenti, Kâmil bucağına bağlı bir yer. Elâzığ şehrinde, Çaybağı bucağına bağlı bir yer.

BOSTANCIK

Çıbana benzer, büyükçe şişlik. Gaziantep ilinde, Şahinbey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Hakkâri şehri, Dağlıca nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay şehri, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Malatya ilinde, Taşdelen bucağına bağlı bir bölge. Siirt ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Suşehri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BURUN

Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

BAKI

Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

YUSUFÇUK

Dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan, güvercine benzeyen, ondan daha küçük bir kuş (Turtur auritus). Parlak renkli, iri kanatlı, büyük kız böceği (Libellula variegata).

ŞEBEK

Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun. Çirkin ve arsız (kimse).

YAYLA

Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato. Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

BELENĞ

Sırt, bayır, yamaç, dağ eteği. Yüksek, dağlık yerlerde görülen düzlük, ağaçsız açık yer.

DAĞİ

Dağlık bölgelerde söylenen türkülerin makamı.