Kelimeler arşivi içinde; sonunda "davul" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu davul ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında davul olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde davul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DAVUL
Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.
ARDAVUL
Bir cins tavuk.
ÇANDAVUL
Artçı.
MARDAVUL
Ham meyve. Küçük taneli yabanıl üzüm.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAVUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUDÜM
Mehter takımlarında ve tekkelerde kullanılmış olan, metal kâseli, küçük iki davuldan oluşmuş usul vurma aracı.
HALAY
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
DAVULCU
Davul çalan kimse. Baterist.
TOKMAK
Ağaçtan yapılmış iri çekiç. Davul vb. vurmalı çalgıları çalmakta kullanılan ve çalgının bir parçası olan araç. Dibekte dövme işi için kullanılan ağaçtan araç. Kapı kolu yerinde bulunan ve kapıyı açmaya yarayan topuz. Kapıya asılı duran ve kapıyı çalmaya yarayan, türlü biçimlerde metal parça.
TİMBAL
Üstü deri ile kaplı, bakırdan yapılan, küre biçiminde bir davul türü.
ZURNA
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı.
SİNSİN
Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin davul, zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu. Bu oyunun müziği.
TAMTAM
Orkestrada yer alan bir tür Çin gongu. Bazı olayları haber vermeye veya açıklamaya yarayan, davulla yapılmış olan ses. Afrika yerlilerinin çaldığı davul.
APDAL
Çingene. Dilenci. Davul, zurna çalan, çalgıcı (çokça çingene). Sünnetçi. Serseri. Çingene gibi göçebe hayatı süren bir kabile. Görgüsüz. Bencil, kıskanç. Çingene, çalgıcı çingene. Alık, sersem.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
DAVULCULUK
Davulcunun yaptığı iş.
BIZBIZ
Davula sol elle vurulan ince değnek.
KALÇALIK
Davulcuların, davulun sürtünmesine karşı giysilerini korumak amacıyla sol kalçalarına koydukları deri parçası.
BATERİST
Orkestrada vurmalı çalgı takımını kullanan, davulcu.
KÖS
Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul.
BATERİ
Orkestrada vurmalı çalgı takımı, davul.
AŞAĞIALİÇOMAK
Afyon ili, Davulga bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TABL
Davul.
NAKKARE
Mehterhanede yer alan, birbirine bağlı iki yarım küre benzeri ve iki değnekle vurularak çalınan bir davul türü.
TRAMPET
İki değnek ile çalınan küçük davul.