Kelimeler arşivi içinde; sonunda "daralma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu daralma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında daralma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde daralma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DARALMA
DARALMA
Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DARALMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DARALIŞ
Daralma işi.
BOĞUMLANMAK
Boğum oluşmak, boğum boğum olmak. Bir ses çıkarmak için ses yolunun herhangi bir yerinde daralma veya kapanma olmak.
EMBOLUS
Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz hâlindeki yabancı cisim. Embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur. Tıkaç.
BUĞALMAK
Bunalmak, daralmak.
BUNCUKMAK
Sıkılmak, daralmak, sabrı kalmamak. Yüz hafifçe terlemek.
DARLAŞMAK
Daralmak.
FARENGOSTENOSİS
Yutak daralması.
EMBOLÜS
Damar içinde yüzen ve damar lumenlerinin mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan doku parçası, bakteri kümesi ve yağ damlacığı gibi katı veya hava kabarciğı gibi maddeler.
DARLANMAK
Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Daralmak; maddi sıkıntıya düşmek. Sıkılmak, rahatsız olmak.
GASILMAK
Kendini beğenmek. Daralmak. Bir kimsenin söylediği doğru çıkmamak, yanılmak: Gasıldın gördün mü ?.
KİPLEŞMEK
Kuvvetlenmek, sağlamlaşmak. Daralmak. Sıklaşmak.
DARIKMAK
Sıkışmak. Başı dara gelmek, sıkışmak. Sıcaktan bunalmak, nefesi kesilmek: Bugün ne kadar sıcak oldu, nefesim darıktı. Ekşimek, bozulmak: Süt darıktı. Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Bunalmak, sıkılmak, rahatsız olmak. Daralmak, içi sıkılmak, müteessir olmak.
BLEFAROFİMOZİS
Göz kapaklarının serbest kenarlarının bir bölümünün yapışmalarına ilişkin göz kapağı aralığının daralması.
BUNDUKMAK
Sıkılmak, daralmak, sabrı kalmamak. Açlık, susuzluktan bayılacak hale gelmek.
ANJİYOSTENOZ
Kan damarı çapının daralması.
ASTIM
Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.
İSKEMİ
Sandalye. İskemle, sandalye. Belli bir bölgede kan akımının azalması, ilgili bölgeyi besleyen damarların tıkanması veya daralması nedeniyle gelişen yerel anemi, bölgesel doku anemisi, işemi. Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma.
ISSILAMAK
Sıkışmak, daralmak (aptes bozmak için).
DARAZMAK
Daralmak, sıkışmak. Az eskimek, kumaşın havı dökülmek. Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek.
DARSIKMAK
Canı sıkılmak, bunalmak, rahatsız olmak, sıkıntılı vakit geçirmek, hiddetlenmek. Dara gelmek, sıkılmak. Daralmak, sıkılmak, sıkışmak, bunalmak.