Kelimeler arşivi içinde; sonunda "damlama" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu damlama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında damlama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde damlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DAMLAMA
Damlamak işi.
SAYDAMLAMA
İşlemelikte, bir film parçasındaki görüntülerin genel yoğunluğunu azaltma.
MAKADAMLAMA
Makadamlamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAMLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAMLAYIVERMEK
Ansızın damlamak.
DAMMAK
Damlamak. Gelmek: Ahmet tam zamanında damdı. Ekmeği yemeğe batırmak, daldırmak: Yemeği kaşıkla değil dama dama yedik. Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Doğmak. Sezmek: gelbina damdı = kalbine doğdu. Dammak, damlamak. Damlamak, damla damla akmak.
DAMLAYIŞ
Damlama işi.
TAMMAK
Kuşkulanmak. İçine doğmak, bilmek. Damlamak.
DAMCILLAMAK
Damlamak: ğani damlamak.
DAMLAYABİLMEK
Damlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
DAMCİ
Eski türkçe tammak: damlama; toprak damların yağmur sularını sızdırarak akması.
DAMMAH
Damlamak. Su konulan kap su sızdırmak.
ŞİP
Biz. Çabuk. Damlama sesi için. Mersinbalığı cinsinden bir balık. Telli gelin giysisi. 1.Yufka. Kapı ya da pencerelerin üstüne, altına konulan uzun, tek taş. Ekmek yağlama gereci. Tez, çabuk, çevik: Salim çok şip yazıyor. Sabahlık.
PİKLEMEK
Damlamak : Musluk pikliyor.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.