Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dalgın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dalgın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dalgın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dalgın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DALGIN
DALGIN
Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde DALGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FALCILIK
Falcının yaptığı iş, bakıcılık. Falın daha iyi çıkması için kişinin mücevherlerini kullanmak isteyip, dalgınlıktan yararlanarak çalma işi.
DALGINCA
Dalgın bir biçimde, dalgın olarak.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
UNUTMAK
Aklında kalmamak, hatırlamamak. Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak. Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak. Bir şeyi yapamaz duruma gelmek. Bağışlamak. Hatırdan, gönülden çıkarmak.
SEHVEN
Dalgınlık veya unutkanlık sonucunda oluşan yanlışlıkla.
ALĞUN
Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Lâğım, su yolu. Dalgın.
AŞĞAL
Gaflet, dalgınlık.
DİKKATSİZ
İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz.
SÜRÇMEK
Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek. Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak.
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
MAHMUR
Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan. Süzgün, dalgın bakışlı (göz). Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan.
DALGINLAŞMA
Dalgınlaşmak işi.
SAYIKLAMAK
Uykuda veya bir hastalığın verdiği dalgınlık sırasında anlamsız, tutarsız sözler söylemek. İstediği, özlediği bir şeyden sürekli söz etmek.
DALGINLIK
Dalgın olma durumu. Dalgınca davranış. Derin uyku durumu.
ZÜHUL
İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme.
DİKKATSİZLİK
Dikkatsiz olma durumu, dalgınlık, savrukluk, özensizlik.
SARHOŞLUK
Sarhoş olma durumu, esriklik, mestlik, sermestlik, sermesti. Dalgınlık, şaşkınlık.
BUĞULU
Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış. Yaşlı, nemli. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz). Dokunaklı, pes (ses).
DALGINLAŞTIRMAK
Dalgın duruma getirmek.
DALGINLAŞMAK
Dalgın duruma gelmek.