Kelimeler arşivi içinde; sonunda "daldak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu daldak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında daldak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde daldak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DALDAK
DALDAK
Uzun boylu kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde DALDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TÖNGÜL
Yaramaz (kız çocuğu için). Püskül : Arkasından töngülleri sarka sarka gidiyor. Kiraz, vişne ve benzerleri meyvelerin daldaki kümeleri.
TÜNDÜRMEK
Birini korkutup ya da aldatıp kaçırmak: Onu tündürmezsek bize burada iş yok. Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.
TUNGUL
Daldaki kiraz topluluğu, salkım.
TÜNKÜRMEK
Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.
ÇATAMAK
Daldaki meyve kümesi.
GUMUŞ
Daldaki fındık salkımı: Bu gumuşta sekiz tane fındık var.
ÇATANAK
Daldaki meyve kümesi. Ağaç dalı. İki dal arası: Kuş çatanağa yuva yapmış. Bacakların gövdeye birleştiği yer. Birbirine bağlanmış iki bohça. Çatallı, pürüzlü.
KATALOGLAMAK
Kitaplıktaki veya belli bir daldaki gereçleri yer numarası, bibliyografik kimlik vb. bakımından tespit etmek.
KATALOG
Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.
POTAK
Kesilmiş ağaç gövdesi, tomruk. Taze fındığın kapçığı. Salkım: Bana bir potak üzüm gönder. Deve yavrusu. Manda yavrusu. Ayı yavrusu. Domuz yavrusu. Fındığın daldaki hâli.
ARDILI
Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.
TÜNTÜRMEK
Daldaki meyveyi taş ya da sopayla bir vuruşta koparıp düşürmek.