Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dalav" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dalav ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dalav olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dalav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DALAV
DALAV
Tahterevalli. Atlıkarınca.
Bu bölümde tanımı içerisinde DALAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HİLE
Birini aldatmak, yanıltmak için yapılmış olan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma.
TAKLACI
Taklacı güvercin. Dalavereci.
DALGA
Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
DENBEL
Urgan. Dalavereci kişi.
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II).
DÜMENCİ
Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.
FİLMCİ
Sinemacı. Dalavereci, oyuncu.
DOLMA
Dolmak işi. Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar. Yalan, hile, dalavere. Tavuk, kuzu gibi hayvanların veya biber, domates vb. sebzelerin içine pirinç ve başka şeyler doldurularak pişirilen yemek. Doldurularak yapılan.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
AFERİST
Dalavereci.
DÜMEN
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.
ABİDİK
Atak, acul. Haylaz, külhanbeyi. Dalavere.
OROSTOPOLLUK
Kurnazca iş, dalavere, dolap.
KOLPOCU
Dalavereci.
NUMARA
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.
BURKAZANLIK
Fitnelik, dalaveracılık, fesatlık, laf taşıma: Burğazanlık edip de işi karıştırma.
ALKAP
Yakalama, yaka paça etme. Dalavereci, dönek. Misafiri iyi karşılama.
ATKAZ
Dalavere, inkâr.
DALAVERECİLİK
Dalavereci olma durumu, taklacılık, kolpoculuk.
KOLPO
Bilardo oyununda vuruş. Dalavere.